Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Arif Altunbaş Cuma Meclisimizin Misafiri Oldu
1509 defa okundu
27 Şubat 2015 Cuma - 20:00
A1
A2
A3
A4
Arif Altunbaş Cuma Meclisimizin Misafiri Oldu

Arif Altunbaş Cuma Meclisimizin Misafiri Oldu

ARİF ALTUNBAŞ DARBELERİ ANLATTI

Ülkelerin kaynakları hakkında ince darbe hesaplarının yapıldığı bir kuşağın tam ortasında yer alan Türkiye’nin gündeminden darbe konusunun düşmemesi çok doğal. Çünkü yaşanan coğrafyanın önemi ve bu coğrafyanın tarihiyle birlikte o ülkelerin sahip olduğu kaynaklar, yayılıp genişleme isteği içinde olan devletlerin ilgisini çekmekten uzak kalamaz. Ülkemizin şartları da, onu ilgi çekmeye mecbur kılıyor.

Tam da bu cümleden olmak üzere, darbeler konulu bir sohbet yapıldı Birlik Vakfı Bursa Şubesinde. Konuk, Türkiye’nin son dönemlerini içerden ve bedel ödeyerek yaşamış bir çilekeş insan, bir dava delisi olan Arif Altunbaş’tı.

“Peygamberimizin bir hadisinde ‘Beni yaşlılar terk etti, gençler sahip çıktı.’ diyerek övdüğü gençleri biçen bir darbeydi 12 Eylül. Ben 12 Eylül darbesini Moğol istilasına benzetirim. Moğol istilasında yapılanlar yüzünden o zaman nasıl Dicle ile Fırat nehirleri mürekkep aktıysa, 12 Eylül’de de, Moğolların kitaba ettiği muamele gibi muamele edildi gençlere.” diye başladığı sözlerini 12 Eylül’ün karanlık günlerini bir kez daha tasvir ederek şöyle sürdürdü Arif Altunbaş: “12 Eylül öncesi Türkiye’de yapay bir anarşi ortamı vardı. Aynı silahla önce sağcı, sonra solcu genç vurulurdu mesela. Hiç kimse de silahın ve tetiği çeken elin aynı olduğuna bakmaz, ölenlerin ideolojik duruşları üzerinden tepki gösterirdi. Daha sonra herkes öğrendi ki, o karanlık ortamı hazırlayan, Batı’nın karanlık örgütü Gladio’ydu. Sağcı ve solcu gençler yazık ki bu oyuna çok kötü bir şekilde geldiler.”

İslamcı gençlerin durumu

Arif Altunbaş, 12 Eylül 1980 darbesi öncesindeki günlerde Müslüman camianın duruşunu ise şu sözlerle anlattı: “O yıllarda büyüklerimiz bize ‘Bu tip olaylara karışmayın, bunların hepsi bir senaryonun sahnelenmesi.’ derdi, biz de bu olaylara karışmazdık. Heyecana kapılıp da o olaylara katılan kim varsa, daha sonra hapse atıldı zaten. Yani, aldatılıp piyon olmanın dışında, bir de böyle bir bedel ödediler. O yıllarda biz, sayıca azdık ama samimiydik ve yaptıklarımızı Allah rızası için yapmak, bize ayrı bir güç veriyordu.”

İkinci Moğol istilası 

Arif Altunbaş, bu toprakların ikinci bir Moğol istilası daha yaşadığını ama bu istilanın bir istila olarak tarif edilmediğini şöyle anlattı: “Osmanlının yıkılmasıyla beraber ikinci bir Moğol istilası daha yaşadık biz. Bu istila bizim zihnimize, kültürümüze, inancımıza, dilimize, kısacası bizi biz yapan her ne varsa, ona karşı yapıldı. Milyonlarca insanımız bir gecede kimliksiz, kişiliksiz, dilsiz bırakıldı yapılan değişikliklerle. Bununla bağlantılı olarak şunu söyleyebiliriz: Aslında 12 Eylül darbesi, kendi kimliğine sahip çıkmak isteyen Müslümanlara karşı yapıldı. Darbeyi ABD’nin planladığı herkesin malumu. Unutanlar vardır: Darbenin en önemli gerekçeleri arasında, Müslüman gençliğin Konya’da düzenlediği “Kudüs Yürüyüşü” vardır. Darbenin hızlanmasına yol açan olaylar, Müslüman gençlerin değerlerine sahip çıkacaklarını ifade ettikleri yürüyüşlerdir. Bu, Türkiye’nin değerleriyle buluşmasına yol açacak, değerleriyle buluşan Türkiye ise, tarihi birikimiyle diğer Müslüman ülkelere örnek olup önderlik edecekti. Bunu gören Batı, yerli işbirlikçileri aracılığıyla darbe yapageldi hep.”

Darbenin kötü sonuçları

Her darbenin kötü sonuçlarının mutlaka olduğunu ama 12 Eylül darbesinin daha da kötü sonuçlarının olduğunu söyleyen Altunbaş, bunu şöyle açıkladı: “12 Eylül darbesinin en kötü sonuçlarından birisi de, sonuçlarını şimdi çok acı şekilde yaşadığımız ahlaki yozlaşmadır. Unutulmasın ki sonuçlarını şimdi gördüğümüz bu sürecin başlatıcısı ve kurgulayıcısı, 12 Eylül’dür.”

28 Şubat, bir zihniyetin son saldırısıydı

Arif Altunbaş, 28 Şubat darbesinin insanları kuşkucu, ihbarcı ve birbirine düşman edici bir darbe olduğunu şöyle açıkladı: “28 Şubat darbesini dışarıdan gözlemledim. Vatandaşlıktan atmıştı beni 12 Eylül darbecileri. Ama şunu söyleyebilirim: 28 Şubat, kaybettikleri mevzileri geri kazanmak isteyen Gladiocuların son hamlesiydi. Bu darbeyle son hamlelerini yaptılar ve kaybettiler. Şimdi yargıya hesap veriyorlar.”

Günümüz Türkiyesi

Şu anda işbaşında yerel değerlere sahip çıkan bir anlayışın olduğunu söyleyen Altunbaş, olaya farklı bir yorum da kattı şu dedikleriyle: “Şu anda işbaşında yerli bir hükümet var, ne yapacağını da biliyor ama işin hazin tarafı şu ki, hükümetin gerçekleştirmeye çalıştığı vizyonu anlayıp anlatacak, toplumu dönüştürecek samimi ve gayretli bir kitlenin varlığı tartışılır durumdadır. Özellikle gençlerin bu anlamda kendilerini iyi yetiştirmeleri, Büyük Türkiye’yi var edecek bir geleceğe kendilerini hazırlamaları gerekmektedir.”

Sohbetini gençliğe çağrıyla bitiren Arif Altunbaş’a, sohbetinin sonunda Vakfın plaketi takdim edildi.

Etiketler : birlik, vakfi, cuma, meclisi, arif, altunbaş,

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir