Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Aziz Torun
986 defa okundu
24 Ekim 2017 Salı - 11:30
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Aziz Torun

Serbest bırakıldıklarında, ülkede huzur ve barış ortamı olduğunda, ufuklarına ket vurulmadığında bu ülke insanının neler yapabildiğine tarih tanıktır. Uygun zamanlarda bu insanlar inanılmaz işleri başarırlar. Sözgelimi bu insanlar bir beylik iken kısa bir zamanda Söğüt’te bir devlet kurarlar ve hemen ardından da Kosova’ya kadar giderler.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Bu insanlar yine kaynayan kazan Balkanlara yıllarca hükmeder ve burasını barış bölgesi haline getirirler. Balkanlardan uzaklaştırıldıklarında ise bir Balkanlının ağzından “Bu bölge sadece Osmanlı zamanında huzura kavuştu, Osmanlı gitti, huzur bitti.” cümlesi dökülür hasretle.

Girişimci ve gözünü budaktan sakınmayan insanların hikâyeleriyle dolu bizim tarihimiz. Bakıldığında, bu girişimcilerin sadece tarihte kalmadığını, günümüzde de var olduklarını görürüz. Toplumumuz, bu girişimcilerin hem bireysel hem de toplumsal başarı hikâyeleriyle doludur.

Zor bir coğrafyanın çocuklarıyız

Şu an ülkemizin üzerinde esen bu kara bulutlar, tarihçilerin dediğine göre, çoğu zaman ülkemizin üzerinde olacak. Çünkü coğrafyaları ülkelerin kaderleridir ve bizim coğrafyamız zor bir coğrafya. Bu, ne yapacaksak her türlü zorluğa, her türlü engellemeye rağmen yapacağız anlamına gelmektedir. Şükür ki bizler de her zorluğa, her engellemeye rağmen güzel şeyler yapıyoruz. Güzel başarı hikâyeleri yazmaya devam ediyoruz.

Yoklukla geçen bir çocukluk

Aziz Torun, bu başarı hikâyelerinden birinin sahibi. Yokluk ve yoksulluk içinde geçen bir çocukluktan Türkiye ekonomisine ciddi katma değer sağlayan bir girişimci olmaya uzanan bir yolculuğun hikâyesi onun hayatı.

Aziz Torun, bu başarı hikâyesini Birlik Vakfı Bursa Şubesinin Cuma Meclisinde paylaştı dinleyicilerle. Sohbetinin konu başlığı “Başarının Adı Konulmamış İlkeleri”ydi. Dinleyiciler olarak bizler de, istenirse bir insanın her şeyi yapabileceğini öğrendik onun hayat hikâyesinden ve tabii ki başka şeyleri de…

“Sekiz yaşında, Erzincan’ın bir köyünden İstanbul’a gelen bir ailenin çocuğuyum ben. Babam, bir handa çaycılık yapıyordu. İşlettiği çay ocağı da ahım şahım bir şey değildi.  Dar, nemli ve korunaksız bir yerdi. Orada çalışıp bir yandan da okula gitmeye çalışıyordum. Üstelik de burası başkasıyla ortaktı. Buradan geçimimizi sağlıyorduk.” cümleleriyle başladığı başarı merdivenlerine tırmanışın ilk adımlarından sonra sözlerine “Daha sonra yine ortak olarak bir bakkal dükkanı açtı babam. Bu arada ben de büyüyüp ortaokul çağına gelmiştim. Babam bana “İmam hatip okulu var, ya oraya gidersin ya da bakkallık yaparsın.” diye iki seçenek sundu. Babamın İmam hatiple pek ilgisi yoktu aslında. Onu ürküten, köy enstitüsü mezunu olan amcamdı. İmam hatip mezunu olmayanların amcam gibi yerli değerlerden uzak biri olacağı fikri ürkütüyordu babamı. Sonunda, bir yardımseverin yardımıyla imam hatip ortaokuluna kaydoldum.” şeklinde devam etti konuşmasına Aziz Torun.

Başarılı bir öğrencilikten sonra üç üniversiteye birden kayıt yaptırdığını anlatan Aziz Torun, bunlardan iktisat fakültesini bitirdiğini, sosyoloji ve ilahiyatı ise yarım bıraktığını söyledi. Üniversite sonrası müfettiş olarak çalışmaya başladığını söyleyen Torun, sözlerini “Çalışma Bakanlığında yedi yıl müfettiş olarak çalıştım. Bu arada bakkal dükkânından da toptancılığa terfi etmiştik. Yedi yıl sonra memuriyetten ayrılıp toptancılık işine döndüm ve iş hayatına atıldım.”  diyerek sürdürdü.

Girişimcilik ruhu

İş hayatına girişinin kısa öyküsünü bu şekilde veren Aziz Torun, daha sonra iş hayatına girip iş hayatında başarılı olmak için nelere dikkat etmek gerektiğine değindi. Bu konudaki ilk sözü, girişimci olmayla ilgiliydi. Bu konuyu “İş hayatı girişimcilik ister. Sermaye de önemlidir ama girişimcilik ruhu olmadan hiçbir şey olmaz. Bizim ülkemiz bu bakımdan talihli. Müteşebbisimiz bol.” sözleriyle açıklayan Aziz Torun, daha sonra sermaye konusuna “Girişimci için de öncelikle yerli sermaye önemlidir. İthal sermaye ve ithal teknoloji, ülkeye sürekli olarak bir şey kazandırmaz. Kazanan, teknoloji ve sermaye sahibi olur. Ülkemiz geçmişte böyle bir sarmala düşmüştü ve bu yüzden de çok yoksuldu. Ama artık durum öyle değil. Sermaye ithal bile olsa girişimcimiz ve işletmecimiz yerli. Belli bir zaman sonra yatırım yapılan işletme yerli sermayeye kalıyor. Bu da milli sermayeye katkıdır.” sözleriyle değindi.

İş ahlakı olmazsa olmaz

Çalışma hayatının olmazsa olmazının ise iş ahlakı olduğunu belirten Aziz Torun, bu konuyu şu sözlerle anlattı: “Çalışma hayatı için önce iş ahlakı şarttır. İş ahlakı, evrensel bir konudur. Kişilerin inancı, aidiyeti ne olursa olsun, iş ahlakına sahip olması gerekir. Verdiği söze sadık kalmak, ürünün kalitesini belirtilen standartta tutmak, bu ahlakın en önemli göstergelerindendir. Günümüzde, iş hayatında sınırların, ülkelerin anlamı yoktur. Çin’de yaptığın bir iş ABD’de duyulmakta ve gündem olmaktadır. Bunu bizzat yaşadık. İş ahlakında tutarlı olmayan birinin iş dünyasında yaşama şansı yoktur. Biz, bu ahlaka uyarak başarılı olmaya devam ediyoruz.”

Değişimi yakalamak

İş hayatında başarılı olmanın diğer unsurlarından birinin değişimi yakalamak olduğunu da “Gerekli hallerde değişimi gerçekleştirmek gerekir. Herkesin yaptığı bir işi senin de yapmanın bir anlamı kalmaz zamanla. İşte o zamanlarda seni başkalarından farklı kılacak bir değişim içine girmelisin ki başarın devam etsin. Biz bu değişimi hep sezip hep uyguladık. Bakkallık sıradanlaştığında toptancı olduk. Herkes toptancı olduğunda biz ithalatçı olduk. Herkes ithalatçı olduğunda biz ihracatçı olduk mesela. Böyle yapmasaydık ne başarılı olabilir ne de bugün bulunduğumuz yere gelebilirdik.” sözleriyle örnekledi.

Ticari itibar en büyük sermaye

İş hayatının kodlarını vermeye devam eden Aziz Torun, sermaye sahibi olup çok çalıştıktan ve iş ahlakına uyduktan sonra girişimcinin ticari itibar elde ettiğini ve en büyük sermayenin de bu ticari itibar olduğunu söyledi. Ticari itibarın insana en zor kapıları rahatça açtığını, bu sermayeden yoksun olanlara ise tüm kapıların kapandığını söyledi.

Doğru yönetmek

Aziz Torun, müteşebbislik denen şeyin aslında başkasının parasıyla para kazanmak olduğunu belirtti. Ona göre önemli olan şey, parayı ve işi doğru yönetmekti. İş adamlarının yaptığı da buydu zaten. İşi ve sermayeyi doğru yönetmek…  Bir girişimcinin kazancını mutlaka üretime yatırması gerektiğini “Paraya yön vermek çok önemlidir. Doğru yönetim olmazsa olmazıdır bu işin. Bazıları mesela, parayı gösterişe ve lükse yatırırlar. Bunların sonu iyi olmaz. Mesela yakın zamana kadar adını herkesin bildiği bir firma vardı. Bu firma, üretime yatırması gereken ciddi bir miktarı lükse yatırdığı için battı gitti yazık ki.” sözleriyle anlattı Aziz Torun.

Kayıtlı iş yapmak

Aziz Torun, işverenlerin prim, vergi gibi hususlardan dolayı kayıt dışında kalmalarının aslında kendilerine yarar değil zarar getirdiğini ise “Kayıt dışı iş yapmak itibar getirmez. İnsan veya işletmeler diğer işletmeleri kayıtlı işleri üzerinden inceler ve ona göre hüküm verir. Durumları iyi olsa bile, kayıt dışı kalanların itibar kazanmaları beklenemez. İtibarı olmayanın ise ticari hayatta başarılı olma şansı yoktur. Zamanın birinde biz de kayıt dışında kalmıştık bazı kollarda ama baktık ki bunun bize yararından çok zararı var, o zamandan beri her şeyimiz kayıt altındadır.” sözleriyle açıkladı.

Risk alabilmek

Aziz Torun, ticaret hayatının risklerle dolu olduğunu ve gerektiği zamanlarda risk almaktan kaçınmamak gerektiğini söyledi. Bu konuda özellikle vurguladığı ise doğru zamanda doğru adımı atmaktı. Risklerin hayat için kaçınılmaz olduğunu ama bir girişimcinin bunu doğru zamanda ve doğru adımlarla atması gerektiğini vurguladı Aziz Torun.

İstişare

Diğer tüm hususların çok önemli olduğunu ama iş hayatında başarılı olmanın vazgeçilmezlerinden birinin mutlaka işinin ehli kişilerle istişare etmek olduğunun da altını büyük bir önemle çizerek sözlerine son verdi Aziz Torun.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir