Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Derda Küçükalp
1162 defa okundu
07 Şubat 2018 Çarşamba - 12:50
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Derda Küçükalp

''Liberalizm, insanın sorumluluğunun sadece başka bir bireye karşı olacağını söyler ve dolayısıyla insanın hem topluma hem de Yaratıcıya karşı sorumluluğunu reddeder.'' Doç. Dr. Derda Küçükalp Vakfımızda'Liberalizmin Eleştirisi' başlıklı bir konferans verdi.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Tarihin sonunun tartışıldığı bir dönemdeyiz. Yaşanan gelişmeler ve Batı uygarlığının ulaştığı refah ve özgürlükler noktası, yine Batılılar tarafından insan soyunun ulaştığı ve ulaşabileceği zirve nokta olarak kabul edilmekte, Batının değerleri karşısında hiçbir inanç ve ideolojinin duramayacağı iddia edilmekte yine Batılı düşünürler tarafından.

Batının ulaştığı bu son nokta, bir yanıyla elbette modern hayat ve öte yanıyla da insanı mutlak değer, en üst merci kabul eden liberalizmdir. Batılı düşünürler ve bu düşünürler karşısında fikir geliştiremeyen müstemleke aydınları için bu, mutlak doğru halini almış durumda yıllardır.

İşin ilginci, gelişmeler de onları doğrular bir seyir takip etmektedir görünürde. Önce insanın aklını ve sonra da aklın sahibi insanı yücelten Batı uygarlığının kaydettiği teknolojik gelişmeler ve kendi mensuplarına sağladığı sosyal imkânlar ve refah,  gerçekten göz kamaştırıcı bir noktadaydı ama nedense bundan hep Batı yararlanıyor, dünyanın diğer taraflarında ise yoksulluk azalmıyor, acı dinmiyor ve kan durmadan akıyordu. Böyle bir illüzyon ömür boyu sürebilir miydi?

Uludağ Üniversitesi İİBF öğretim üyesi Doç. Dr. Derda Küçükalp de, işte bu konulara kafa yorup bu sorulara cevap arayan bir akademisyen. Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin 10 Şubat Cuma geceki Cuma Meclisi’nde “Liberalizmin Eleştirisi” ana başlığı altında Batı düşüncesini sorguladı Derda Küçükalp Hoca.

Aydınlatıcı ve verimli geçen sohbetine, “Liberalizmin eleştirisi benim temel meselem. Bunun sebebi de, modern hayatın gelip dayandığı son noktanın liberalizm olmasıdır. Günümüzde sağcısı da solcusu da, hatta farkında olmasa bile İslamcısı da liberaldir.” şeklinde ilginç bir durum tespitiyle başladı.

Liberalizm, gücünü nereden alır?

Daha sonra, liberalizmin çeşitli tanımlarının olduğunu söyleyen Derda Küçükalp, sohbetine şöyle devam etti: “Liberalizmi, bireyin isteklerinin mutlaklaştırılması, şeklinde tanımlıyorum ben. Hangi ideolojiye, hangi inanç grubuna mensup olursa olsun, bir kişi bireyin isteklerinin mutlak ve dokunulmaz olduğu fikrini savunuyorsa o kişi kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın, liberaldir. Bu yönüyle liberalizm, toplumsal dokuyu bozmuş ve bireyi yalnızlaştırmıştır. Çünkü bireyden toplum adına bir şey istenemez olmuş, sosyal normlar anlamını yitirmiştir. Liberalizmin gücü, insanın isteğinin gerçekleşmesi ve haz alması üzerine inşa edilen modern hayata karşılık gelmesinden kaynaklanır.”

Liberalizmin büyüsü bozuldu, insanlar bir rüyadan uyandılar 

“Liberalizmi tarihin sonu olarak görenler var. Bunun sebebi, liberalizmin tüm ideolojik grupları kuşatmış olmasıdır. Bakıldığında, değişik ideolojik gruplara mensup görünen insanların isteklerinin ve hayat tarzlarının hep aynı olduğunu görüyoruz. Bu, insanın mutlak değer olması, bireyci bir hayat ve daha rahat yaşama isteği gibi hususlarla tezahür ediyor. Bunun en canlı örneğini Gezi olaylarında gördük. Bu olaylarda, farklı ideolojiye mensup insanların aynı safta buluştuklarına şahit olduk. Bunların hepsinin ortak sloganı ‘Hayat tarzıma dokunma!’ydı. Oysa mesela bu, sosyal hayatı ve toplumu ön plana çıkarıp bireyciliği alabildiğine reddeden Marksistlerin normalde kabul edecekleri bir şey değildi ama biz o olaylarda Marksistleri de ön safta gördük. Referandum dolayısıyla günümüzdeki kamplaşmalara baktığımızda, yine aynı şeye şahit olmaktayız. Bunlar bize, liberalizmin düşüncede olmasa bile yaşantı olarak herkesi kuşattığını göstermektedir. İşte bu, herkesi bir yönüyle liberal kılarken tam da bu yüzden bu gelişme, tarihin sonu olarak isimlendirilmektedir.” sözleriyle tespitlerini sürdüren Derda Küçükalp, liberalizm büyüsünün yavaş yavaş bozulmaya başladığını ise şu sözlerle anlattı:

“Ama bir yandan da liberalizmin büyüsü bozuldu, insanlar bir rüyadan uyandılar. Büyünün bozulmasını göçmenler sağladı. Tüm dünya, Batının göçmenlere yaklaşımını gördükten sonra ‘İnsan hak ve özgürlükleri’ derken kastedilenin sadece Batılı insanların hak ve özgürlükleri olduğunu anladı. Batılı olmayanların böyle bir hak ve özgürlükleri yoktu. Onlar soğuktan donabilir, düşman silahından kaçarken açık denizlerde ‘özgürce’ ölebilirlerdi. En son olarak da ABD Başkanı Donald Trump, yedi Müslüman ülke insanının ABD’ye girişini yasaklayarak hiç de liberal olmadıklarını ilan etti.”

Dinlerin liberalizme bakışı nasıldır?

İnsanın üstünde bir otorite olduğunu söyleyen her ideoloji gibi dinlerin de liberalizme karşı olduğunu söyleyen Derda Küçükalp, konuyu “Aslında tüm dinler liberalizme karşıdır. Çünkü dinler insan üzerinde bir otorite olduğunu söyler. Liberalizm ise insanı mutlaklaştırır ve bunu kabul etmez. Liberalizm, insanın sorumluluğunun sadece başka bir bireye karşı olacağını söyler ve dolayısıyla insanın hem topluma hem de Yaratıcıya karşı sorumluluğunu reddeder. Bu yönüyle liberalizm dinlere, dinler de liberalizme karşıdır.” sözleriyle açıkladı.

Liberalizmin toplum projesi nedir?

Liberalizmin en sorunlu yanlarından ve aynı zamanda liberalizme itirazın en güçlü noktalarından birinin de, liberalizmin bir toplum tasavvuruna sahip olmayıp topluma hiçbir şey sunmaması olduğunu söyleyen Derda Küçükalp konuyu şöyle detaylandırdı: “Liberalizme göre insan, hayatını düzenleyecek hiçbir gücü kabul etmemelidir. Çünkü kendisi mutlak değerdedir. O yüzden de hiçbir yönlendirmeyi kabul etmemelidir. Bu yönüyle insan kendi kaderini kendi tayin eder ve bu kader üzerinde hiçbir etki kabul etmez. Buna devlet de dâhildir. Dolayısıyla liberalizmin adalet anlayışı da sakattır. Çünkü liberalizm, herkesi aynı görür ve bu yüzden güçlü ile zayıf anlayışına sahip değildir. Güçlünün zayıfı ezmesi, devletin zayıfın yanında olması bir liberal için kabul edilebilir değildir. Bir liberal için sosyal adalet denen şey hayaldir.”  

İslam, liberalizme direniyor

Tüm ideolojik grupların yanı sıra İslam haricindeki tüm dinlerin liberalizm karşısında geri adım attığını söyleyen Derda Küçükalp, dünyaya ilan ettiği yaklaşımlarla, göçmenlere karşı tavrıyla, insanın erdemlerini ayağa kaldırma çabalarıyla ve insanın bireyci değil toplumsal bir varlık olduğu tasavvuruyla Müslümanların liberalizme karşı asil bir duruş sergilediğini, liberalizmin sonunun İslam eliyle olacağına inandığını söyleyerek sohbetini bitirdi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir