Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın
653 defa okundu
10 Ekim 2018 Çarşamba - 11:40
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın

14 Ekim Cuma gecesi vakfımızın düzenlediği “Türkiye’nin Ulusal Güvenliği” konulu Cuma Meclisi sohbetinin konuğu Doç. Dr. Hasan Basri Yalçın idi. Hasan Basri Yalçın, İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi. Özellikle dış politika, devletler arası ilişkiler ve strateji konusuna kafa yorup bu düşüncelerini çeşitli platformlarda dile getiren dertli bir aydın. Yalçın dinleyicilere Türkiye’ye, Ortadoğu’ya ve dünyanın gidişatına dair düşüncelerini anlattı.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Olay yorgunu Türkiye

Öncelikle olay yorgunu Türkiye’nin bu haline değindi Hasan Basri Yalçın. Neler oluyordu Türkiye’de ve neden bunlar oluyordu?Bu yorgunluğun sonu hayra mı, şerre mi varacaktı?

Kabul etmeli ki, gerçekten de bir belirsizlik havası var ülkeyi saran ve belki de buna eşlik eden hafif bir endişe… Üstteki sorular herkesin cevabını merak ettiği sorular dolayısıyla.

Sohbetinde bu sorulara cevap arayan Yalçın “Türkiye, hızlı bir dönüşümün yaşandığı bir bölgede bulunuyor ve bu dönüşümden kendisi de etkileniyor. Buna bir de Türkiye’nin kendi iç dönüşümü etkilenince ülke olarak olay yorgunu olduk. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’da yaşanan olaylar da doğrudan doğruya ülkemizi etkiliyor. Diğer taraftan Türkiye de kendi içinde bir inşa süreci yaşıyor. Bunların bizi yorması normal. Bir de üstelik tüm bu olaylar gerçeklik algısından koparılarak derin mahfillerin gizemli işleriymiş gibi anlatılınca her şey karmakarışık oluyor, olaylar insanı yoruyor. Mesela bazı olaylar “Amerika derin devletinin derin kararları sonucu oluyor.” falan deniyor. Bunlar her şeyi daha karmaşık hale getiriyor ama bereket ki insanımızın müthiş bir irfanı var. O irfan sayesinde hep doğru kararlar alıyor ve yöneticilere yön gösterip destek oluyor.” sözleriyle olayları ve olayların sebeplerini açıklamanın yanında, milletimizin sağduyusunun iyi bir kılavuz olduğuna da dikkat çekiyor.

Nedir şu BOP

Ortadoğu söz konusu olduğunda BOP diye bir heyuladan bahsedildiğine dikkat çeken Hasan Basri Yalçın, bunun öyle derin olaylara yol açan derin bir şey olmadığını “BOP, adı üstünde, bir projedir. ABD’de bir grup insan ‘Ortadoğu’ya demokrasi ve barış nasıl gelir?’ konusuna kafa yorup bir proje hazırlamışlar ve bununla ilgili çalışmışlar. Çalışmanın süresi ve tabii finansman da bitince projeyi sonlandırmışlar. Yani bu proje, bildiğimiz fonlanan projelerden biri ve süresi dolunca da raporları yazılıp sona ermiş bir projedir. Bunun üzerinden çeşitli komplo teorileri üretmek yanlıştır.” cümleleriyle açıkladı.

Derin mahfillerin derin kararları

Hasan Basri Yalçın, bazılarının her şeyi gizemli gruplara ve gizemli örgütlere bağladıklarını hatırlattıktan sonra “Olayların arkasında derin mahfiller ve derin kararlar yoktur, derken dünyada böyle şeyleri yapmak isteyen kişi ve gruplar yoktur da demek istemiyorum. Her ülkede böyle insanlar ve böyle gruplar vardır ama bunların etkisi ya hiç yoktur ya çok sınırlıdır ya da dönemlik ve anlıktır. Mesela Evangelistlerin Baba Bush’u etkilediği bir gerçektir ama bu etkileme çok sınırlı ve dönemlik bir etkilemedir. Bunun dışında bir etkileme yoktur. Zaman zaman tedavüle sokulan ‘karanlık’ isimler, Beyaz Saray’a danışmanlık yapmaları cihetiyle gündeme gelir. Evet, bunların bazı teorileri olabilir ama bu teoriler ABD tarafından uygulanır diye bir şey yok. ABD’nin en derin isimlerinden biri olarak bilinen Kissinger için de bu böyledir. Kissinger, etrafında abartılı efsane olan isimlere iyi bir örnektir. Akıl var, mantık var; devletler komplocuların anlattığı gibi olsa ABD hiçbir zaman kaybetmez, dünyaya kayıtsız şartsız hükmederdi. Oysa bunlar hata yapıp kaybediyor. ABD’nin Vietnam travması hala hafızalarda mesela. Unutulmasın ki devletlerin çıkarları vardır ve devletler bu çıkarlar istikametinde politika yapar, öyle komplolarla ya da beyaz kukuletalı insanların yönlendirmeleriyle değil. Bazen devletlerin uzun vadeli politikaları da olur ama bunlar da yine devletlerin çıkarları gereği böyledir. ABD’nin İsrail’i koruması böyledir. O bölgede İsrail, ABD’nin çıkarları için şarttır ve ABD o yüzden İsrail’i destekliyor. Bu olayın arkasında öyle gizemli ilişkiler vb. de yoktur. Obama’nın İsrail’e davranışlarına bakarsanız bunu görürsünüz.” sözleriyle dinleyicilerin merak ettiği bir konuya da cevap vermiş oldu.

İtaat eden bir Türkiye istiyorlar

Türkiye son zamanlarda birçok ülkeyle sorun yaşıyor. Ama durup dururken olmuyor bu. Bu olayların arkasında ne olduğu konusu ise kafa karışıklığına yol açıyor. Bu konudaki düşüncelerini de “Birçok ülkenin Türkiye ve Erdoğan diye bir sorunu var günümüzde. Bunun sebebi asla Türkiye değil, bu böyle bilinsin. Bunun sebebi, Türkiye’nin eskisi gibi rahat kullanılamayan bir ülke olmasıdır. Türkiye’yle sorun yaşayan ülkelere baktığımızda, daha düne kadar bunların Türkiye’de istedikleri gibi at koşturan ülkeler olduklarını görüyoruz. Son yıllarda bu ülkeler Türkiye’de istediklerini yapamıyorlar ve eski hali geri istiyorlar. Bunun için terör ve ekonomi kaynaklı operasyonlar yapıyorlar. Türkiye’yi bu hale getirip kendi etkilerinin kırılmasının sorumlusu olarak gördükleri Erdoğan’ı da bu yüzden istemiyorlar. Tüm bu gerginliklerin sebebi, Türkiye’yi köşeye sıkıştırma amaçlıdır ve bu sorunlar bizden kaynaklanmıyor asla.” sözleriyle açıkladı Hasan Basri Yalçın.

Üç cephede savaşıyoruz

Hasan Basri Yalçın, Türkiye’nin ‘müttefikleri’yle sorun yaşamasına dair düşünce ve analizlerini de “Günümüzde üç cephede savaşıyor Türkiye. PKK, DEAŞ ve FETÖ. Dünya âlem biliyor ki bu üç örgütün ikisi açık şekilde, diğeri de gizli şekilde ABD ve Avrupa ile irtibatlı. ABD ve Avrupa bizim bu durumu görmeyip kendi anlattıkları yalanlara inanmamızı bekliyor. Geçmişte inandığımız, inanmak zorunda kaldığımız o yalanlara şimdi inanmadığımız ve karşılığını verdiğimiz için de öfkeleniyor bu ülkelerin politika yapıcıları. Sahip oldukları medya gücüyle de algı operasyonu yapıyorlar. PKK’ye verdiği destekle, FETÖ’ye sahip çıkmasıyla ve Türkiye’deki vakıfları aracılığıyla istediği her şeyi yapmaya alışmış Almanya, Türkiye’nin gurbetçi vatandaşlarını harekete geçirmesi karşısında isyan edip Türkiye’yi suçluyor.” cümleleriyle net bir şekilde açıkladı.

Neden İdlib’deyiz

Hasan Basri Yalçın, Türkiye’nin beklenmedik bir şekilde İdlib’e girmesini de şu sözlerle açıkladı: “İdlib operasyonu Suriye iç savaşında geçilen yeni bir aşamanın ürünüdür. Suriye iç savaşının üç aşaması var. Birinci aşama değişim savaşı aşamasıydı. O dönem herkes elde etmeye çalıştığı pozitif bir sonuç için savaşıyordu. Bir taraf rejim değişimi uğruna savaşırken bir taraf statüko uğruna savaşıyordu. İkinci aşama tarafların birbirini tüketmek için savaştığı dönemdi. Hedefleri elde etmek ikinci sıraya düştü. Bu vekâlet savaşı aşamasında aktörler birbirlerine zarar verecek tarafları destekledi. Amerika Türkiye'ye karşı PYD'yi destekledi. Üçüncü aşama da sıcak savaş riski aşamasıdır. Bu aşamada devletler alan hakimiyetini önemserler. Türkiye’nin de yaptığı hâkim olduğu alan sayısını artırmaktır. İdlib’den sonra başka yerlerde de operasyon yapılması beklenmelidir ve bu gereklidir de. Türkiye bunu yapmazsa bölgede söz hakkı olmayacağı gibi savaş ülkenin içine taşınabilir. Türkiye’nin bu riski göze alması beklenmemeli.”

Barzani neden bağımsızlık ilan etti

Hasan Basri Yalçın, bunun çok basit bir sebebi olduğunu “Konjonktür uygun olduğu için ilan etti. Şu anda tüm dünyada bir boşluk, bir karmaşa var ve herkes bunu kendi çıkarına uygun şekilde kullanmak istiyor. ABD’nin dünyaya jandarmalık yapmaktan vazgeçmesiyle oluşan vakumu her ülke bir şekilde doldurmaya çalışıyor. Bazıları da devlet olmak için bir fırsat biliyor bunu. Barzani ve Katalanların yaptığı budur. Bağımsızlık ilan etmek için zamanı ve olayları uygun görüp bağımsızlık elde etmeye çalışıyorlar.” sözleriyle anlattı.

Karamsarlık mı? Asla

Yaşanan yorucu ve bazen de bunaltıcı gündemin herkesi olduğu gibi kendisini de bazen karamsarlığa ittiğini söyleyen Hasan Basri Yalçın, bu durumlarda ülkemizin nereden nereye geldiğini, ülkemize yapılan operasyonlar ve bu operasyonlara verdiğimiz cevapları düşünüp karamsarlıktan uzaklaştığını söyledi. Hasan Basri Yalçın, son olarak “Karamsarlığa kapılacak bir şey yok. Güçlüyüz ve daha güçlü olacağız.” sözlerini söyledi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir