Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Mustafa Önsel
729 defa okundu
18 Ekim 2017 Çarşamba - 11:30
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Mustafa Önsel

Mustafa Önsel:”TSK’dan hiç kimse cami bombalamaz”

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Tarihe milletin yeniden dirilişi olarak geçeceği kesin olan 15 Temmuz direnişiyle ilgili öğrenilecek çok şey var daha. Çünkü bu saldırı, bugüne kadar bu milletin gördüğü en ahlaksız, en adi ve en sofistike  ve en gizemli saldırıydı. Bu saldırı gerçeğin yalanla karıştığı, belki de algının gerçeğin önüne geçirilmeye çalışıldığı modern zamanların en hain, en vahşi saldırısıydı. O yüzden bu saldırıyı çok iyi anlamak gerek. Anlamak için de bu konuyu gündemde tutup her ayrıntısına kadar anlamak ve bu öğrenilenleri kuşaktan kuşağa aktarmak gerek. Çünkü bu saldırı ve bu saldırının arkasındaki organize güçler, “Hafızayı beşer nisyan ile maluldur.” cümlesinin doğurduğu boşluğu affetmeyecek kadar da bu ülkenin geleceğine kastetmiş bir yapı.

O yüzden bu konuyla ilgili her şeyi öğrenmeli ve öğrendiğimiz bu bilgileri bir aşı olarak bünyemize zerk etmeliyiz. Zerk etmeliyiz ki bir daha böyle bir durumla karşılaşmayalım.

FETÖ’nün hışmına uğramış bir asker

Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel, FETÖ adı verilen bu ahlaksız yapıyla acı bir şekilde karşılaşmış ama o yapı karşısında geri adım atmayıp onu deşifre etmek için elinden gelen her şeyi yapmış biri. Dört yıl boyunca yattığı cezaevinde bu yapıyla ilgili her bilgi kırıntısını değerlendirip bu örgütü anlamış ve hapisten çıktıktan sonra da bu bilgileri tüm ülkeye her kanaldan anlatmaya çalışmış.

Kısacası, bu yapıyı iyi tanıyan biri o.

Mustafa Önsel, Birlik Vakfı Bursa Şubesinin geleneksel sohbeti olan Cuma Meclisine konuk olarak “TSK İçindeki Fetö Yapılanması ve Sonuçları” konusunda bildiklerini paylaştı dinleyicilerle.

Her şey Türkiye güçlenmesin diye

Mustafa Önsel, belli bir kronolojiye oturttuğu olayların başlangıcını, Türkiye’nin sanayileşme çabalarından başlattı. Çünkü olay, Türkiye’nin güçlenmesini engelleme olayıydı ve bu, örgüt adları değişse bile bir süreçti.

“2010 yılında önce gözaltına alındım, sonra da tutuklandım. Dört yıl sonra tahliye olup çıktım. Bir kumpas mağduruyduk, biz bunu biliyorduk ama halkımız bunu bilmiyordu ve bizlere ‘Cami bombalayacak insan’ gözüyle baktılar. Hapiste yatmak koymadı ama bizim böyle bir şey yapacağımıza inanılması bizi çok sarstı. Şu bilinmeli ki, ateist olsa bile TSK’dan hiç kimse camileri bombalamaz. Kendi ateist olsa bile o camiye babası, dedesi, dayısı gidiyordur. TSK mensuplarının böyle bir şey yapabileceğini düşünmek yanlıştır ama FETÖ algıları öyle yönetiyor ki halkımız buna inandı ne yazık ki.” cümleleriyle sözlerine başlayan Mustafa Önsel, ‘Ben bugün ne söylüyorsam dün de aynı şeyleri söylüyordum, bunu bilin!’ diye sürdürdüğü sözlerini “FETÖ olayının köklerine inmek gerek. Benim doğrularıma göre olay, Atatürk’ün ölümünden sonra, kırklı yıllarda başlıyor aslında. Bu yıllarda Türkiye, yavaş yavaş sanayileşmeye başlıyor. Bu sanayileşme, uçak yapmayı da kapsıyor. Bu süreci ABD görüp engelliyor. Unutmayın, biz o tarihlerde uçak yapıyorduk ama ABD bize gelerek ‘Uçak yapmakla uğraşmayın, biz size yardım da eder, uçak da veririz. Hem siz tarım ülkesisiniz. Tarımla uğraşmanız en doğrusu olur.’  diyor ve sadece bunu demekle de yetinmiyor üstelik. Ülkenin gidişatını etkileyecek olayları başlatıyor.”

Batı, ülkemizi yönlendiriyor

Mustafa Önsel, bundan sonraki olayların Türkiye’yi bir sarmala sürüklediğini, bu sarmalın da ayakta bir pranga olduğunu “1950 sonrasında ABD sarmalı, NATO, Kore savaşı, darbeler ve bunun gibi birçok şey, ABD’nin ve Batının ülkemiz üzerinde hâkimiyet kurma çabalarıdır. O yıllarda çeşitli örgütler de çıktı ülkemizde. Biz özellikle sol örgütlerin arkasında Rusya var, diye öğrendik. Ama geçen zamanda gördük ki bu örgütlerin arkasında da Batılılar var. Batılılar 1980 darbesine kadar ülkemizi bu örgütler aracılığıyla oyaladı, zayıf düşürdü.” sözleriyle açıkladıktan sonra 1980 sonrasına değindi.

1980 Darbesinden sonra daha farklı oldu her şey

1980 Darbesinin ülkemiz için bir milat olduğunu, bu tarihten sonra Batılıların ülkemiz üzerindeki oyunlarını farklı yöntemlerle gerçekleştirme peşine düştüklerini de “12 Eylül 1980 darbesinden sonra Batı yöntem değiştirerek ‘bizim insanımız’ görüntüsündekilerle kılcal damarlarımıza sızmaya başladılar. Bu sızma işi FETÖ aracılığıyla oldu. 1982 yılında itibaren FETÖ Kara Harp Okuluna sızmaya başladı. Bu sızmalarda önemli isimlerden biri Hilmi Özkök’tür. 1985 yılından itibaren soru çalmalar başladı. 1986 yılında ise birçok liseli askeri sınavları üstün başarı ile kazandı. Soru çalarak sınavları üstün başarı ile kazanan bu kişiler mezun olduktan sonra kurumların en önemli yerlerine yerleştiler. Kademe kademe personel ve tayin-terfi mekanizmalarında söz sahibi haline geldiler. 2003 yılında akademi sorularının tümünü çalarak askeri akademiye sadece kendi adamlarının girmesini sağladılar. 2012 yılında ise artık “Şakirt olmayan giremez!” dediler ve bunu uyguladılar.” cümleleriyle anlattı.

İftiralar zinciri

Ülkenin üzerine kara bulut gibi çöken örgütün devlete sızma harekâtını adım adım ve detaylarıyla anlatan Mustafa Önsel, örgütün sadece kendi adımlarını devlete sızdırmakla yetinmediğini, kendilerine karşı çıkma potansiyeli taşıyanları da çeşitli iftiralarla tasfiye ettiklerini söyledi. Mustafa Önsel, bu tasfiye sürecini şu sözlerle anlattı: “2008-2014 yılları, kendilerinden olmayan iftiralarla tasfiye edilmeleri zamanlarıdır. Bu yıllarda ülkenin ve özellikle TSK’nın önemli mevkilerini ele geçirmişler, kendilerine direnen her kim varsa onları da ya iftiralarla hapse atmışlar ya da sürgünlerle emekli olmaya zorlamışlardır. 2013 yılında ise inanılmaz bir kara propaganda uygulayarak bütün yönetim kademelerini ele geçirmişlerdir.  Bu dönemde özellikle Necdet Özel, hiçbir şey yapmayarak onlara yardımcı olmuştur.”

Onları anlayıp anlattık

FETÖ’nün iyice güçlendiği dönemlerde, kendilerinin de yavaş yavaş onları tanıyıp halka anlatmaya başladıklarını da “2010-2014 yılları arasında Balyoz kumpasından yatan bizler, önce kendi aramızda bilgi paylaşarak, parçaları yerine oturtarak böyle bir yapının varlığını sezdik. Tahliye olduktan sonra da, gözlem ve araştırmalarımız sonucunda bu yapıyı tanıdık ve bunu milletimize anlatmaya başladık. Ama bizim anlattıklarımızı milletimizin anlaması ancak 15 Temmuz darbesiyle oldu. O zaman herkes bu yapının gerçek yüzünü gördü.” sözleriyle ifade etti.

Şimdiden sonra ne olacak

Darbe sonrasında hükümetin attığı adımların sonuç alıcı adımlar olmadığını “Şu anda yapılan şey sonuç alıcı değildir. Görünen o ki alt tabaka tasfiye ediliyor ama örgütün karar verme makamında olanlar hala yerlerinde duruyor. Onları ya koruyan var ya da ciddi bir beceriksizlik söz konusu. Ama kesin olan şey, hala güçlüler ve hala birçok şey yapacak güçleri var. İşin ilginci, örgütle ilişkisi olduğu için haksız yere işinden edilen birçok insan da var. Bunlar da hükümete karşı ciddi bir mağdur kitlenin oluşmasına yol açıyor. Bunlar sosyal krize yol açabilir. Şimdilik FETÖ zayıflamış olsa bile, Türkiye düşmanları Türkiye ile uğraşmaktan vazgeçmeyecekler ve başka bir zaman, başka isimlerle gelecekler yine. Buna karşı en büyük silahımız, birlik beraberlik içinde olmamızdır. Bizi içerde birbirimize düşürürlerse, ülke de parçalanır. O yüzden tüm siyasi görüşleri bir kenara atarak vatan sevgisi ortak paydasında birleşelim. Böyle yaparsak kimse bizi yıkamaz!” sözleriyle anlatarak sohbetine son verdi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir