Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. Mustafa Şentop
796 defa okundu
14 Şubat 2018 Çarşamba - 23:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. Mustafa Şentop

Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Vakfımızda Anayasa Çalışmaları Konulu Bir Konferans Verdi

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

 

Ülkenin gündemini yakından takip etmeye çalışan STK’lardan biri olan Birlik Vakfı Bursa Şubesi, bu kez de ülkenin en sıcak gündemi olan anayasa değişikliği konusunda en yetkin ağızlarından birini davet etti geleneksel sohbet programı olan Cuma Meclisine. 17 Şubat Cuma gecesi düzenlenen programda, aynı zamanda Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı sıfatını da taşıyan Prof. Dr. Mustafa Şentop, kısa bir süre sonra milletin oylayacağı anayasa değişikliklerinin neler olduğunu, bunların nasıl anlaşılması gerektiğini, ülkenin hangi ihtiyacından doğduğunu anlattı konuklara.

Milli ve meşru olana karşı değiliz

Konuşmasında, milli ve meşru olan hiçbir şeye karşı olmadıklarına özellikle dikkat çeken Mustafa Şentop, 1924 Anayasasının meşru ve milli bir anayasa olduğunu ve dolayısıyla bu anayasa ile hiçbir sorunlarının olmadığını söyledi. Şentop, bu toprakların insanı olarak yerli değerleri savunan her şeyi kendilerinin de savunduklarını ama bu toprakların değerlerine aykırı olmanın yanında bir de bu toprakların insanının ayağına pranga vuran her şeye karşı olmalarının da milli bir duruşun gereği olduğunu söyledi. Bu bağlamda, türlü vesayet kurumlarının ihdas edilerek ülkenin ilerlemesine gem vuran darbe anayasalarına da karşı olduklarını söyleyen Şentop, şu an yapılan anayasa değişikliği çalışmalarının da bu prangalardan en azından bazılarını kırıp atmak olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Anayasa değişsin dendi, kapatma davası açıldı

“Anayasa değişikliği talebi yüksek sesle 2007 seçimlerinden sonra dillendirildi. Bu talebin dile getirilmesiyle beraber ülke bir anda karıştırıldı. Önce başörtüsü konusu sıcak bir gündem konusu oluverdi ülkede ve ardından da ülkenin en büyük siyasi partisine kapatma davası açıldı. Dayanaksız bir şekilde açılan kapatma davasının aslı gerekçesinin anayasa değişikliği talebi olduğumuzu tarihi tecrübelerimizden biliyoruz.” cümleleriyle konuya giriş yapan Mustafa Şentop, anayasaların toplumsal sözleşmeler olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Darbe anayasaları vesayeti tahkim etti

Daha sonra Türkiye’de anayasaların darbelerin hemen ardında hazırlanmasının ülkede zayıflamaya başlayan vesayet sistemini tahkim etmeye yönelik olduğunu söyleyen Şentop, bu tahkimatın çeşitli kurumlar aracılığıyla olduğunu da şu sözlerle anlattı:

“Türkiye gibi ülkelerde anayasalar çok önemlidir. Bu önem, anayasanın bağlayıcı metin olmasından kaynaklanıyor. Tüm kurumlar meşruiyetlerini anayasadan alır. Mesela sivil yargının dışında ve hatta bazen fiili olarak üzerinde yer alan askeri yargı da meşruiyetini anayasadan alıyordu. Geçmişteki bazı uygulamaları sorgulanmaya kalkıldığında “Anayasal bir kurum olan mahkememiz…” cümlesiyle açıklama yaptıkları hala hafızalardadır. Bunun gibi daha birçok kurum, benzer cümlelerle ülke üzerinde söz sahibi oluyor, sonuçta da ülkenin gidişatına yön veriyorlardı. Bu yön vermeler de yazık ki ülkenin ve milletin isteğine göre değil, dış güçlerin isteğine göre oluyordu.”

Cumhuriyetin kurucu değerleri konusu

Herkesin bildiği gibi, Türkiye’nin bir anayasa değişikliği sürecine girdiğini söyleyen Mustafa Şentop, bu değişikliğe itirazın, bu değişikliklerin cumhuriyetin kurucu değerlerine zarar vereceği şeklinde yapıldığını söyledikten sonra bu konuyu “Anayasa değişikliğini istemeyenler, bunu “Cumhuriyetin temel değerlerine dokundurtmayız!” cümlesinin ardına sığınarak yapıyorlar. Hâlbuki bu anayasa değişikliği paketinde cumhuriyetin temel değerleriyle ilgili bir değişiklik talebi yok. Üstelik de cumhuriyetin temel değerleri 1961 ve 1980 anayasalarında değil, 1924 Anayasasında vardır. O anayasa meşru ve millidir çünkü mecliste tüm milletin temsiliyle yapılmıştır. 1961 ve 1980 anayasaları ise darbe anayasalarıdır. Üstelik Türkiye’yi frenlemeye yönelik bir sistemi dayatmaktadır bu anayasalar. Zaten öyle olduğu içindir ki ülke bir türlü krizden kurtulmuyor, durmadan sorunlarla boğuşuyor. Bu anayasalarla kurulan sistemi bir benzetmeyle açıklayalım: Sürücü adaylarının kullandığı araçlarda şoför adayının yanında bir usta oturur. Bu ustanın da ayaklarının altında pedallar vardır. Normal zamanlarda sürücü adayı aracı kullanır ama kritik anlarda diğer pedallar devreye girer ve bir manevrayla araç yön değiştirir. İşte bu anayasalar da böyledir. Güya millet yapmıştır, güya kurumlar milletin kurumlarıdır ama önemli ve hayati kararların verileceği zamanlarda birileri hep devreye girer, kararlar milletin lehine değil başkalarının lehine alınır. Başörtüsü konusu, imam hatipler konusu, vesayet kurumlarının tasfiyesi konularında olduğu gibi… “ cümleleriyle özetleyen Şentop, bu anayasa ile kurulan hükümet sisteminin yol açtığı sakıncaları da şöyle anlattı:

Çift başlılık sorun demektir

“Bu durum aynı zamanda yürütmede çift başlılığa da yol açıyor. Bu da altından kalkılmaz sorunlara sebep oluyor. Cumhurbaşkanının anayasa kitapçığını başbakana fırlatmasıyla ülkenin nasıl bir krize girdiği hafızalarda hala tazedir. İşte biz hem bu kurumları millete hesap verir bir hale getirmeye hem de herkesin hesap verebilir olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bugüne kadar biz müdahale edecek kişiyi araçtan indirdik ama müdahale araçları hala orada duruyor. Şimdi o mekanizmaları da kaldırmak istiyoruz. Yapılan şey budur.” cümleleriyle açıkladı.

Hükümeti de millet seçecek

Bu anayasa değişikliğiyle beraber gelecek önemli değişiklerden birisinin de, milletin hükümeti seçmesi olduğunu şu sözlerle açıkladı Mustafa Şentop: “Geçmişte hükümeti kurması için cumhurbaşkanı birini görevlendirir, o da parlamento içinden bir hükümet çıkarmaya çalışırdı. Bunun için de çoğunlukla ya koalisyonlara başvurulurdu ya da milletvekili transferleri vb gibi yollara… Geçmiş yıllarda yaşanan hükümet krizleri, partileri bölmeler hep hafızamızda hala. Bunlar ise istikrarsızlıktan başka bir şey getirmiyordu ülkeye. Şimdi yapılacak olan şey ise, bunu sona erdirmektir. Cumhurbaşkanı, hükümetini parlamento dışından seçecek. Millet de bunu bilerek cumhurbaşkanını seçecek. Hükümet üyesi olma gibi bir beklenti içine girmeyen milletvekilleri de yasama faaliyetlerini daha hassas bir şekilde yapacaklar. Böyle yaparak güçler ayrılığı prensibini daha güçlü bir şekilde oturtuyoruz. Yürütmeden sorumlu olan cumhurbaşkanı da, yaptığı her işten ötürü hesap verir konuma geliyor. Bilindiği gibi, şimdiki sistemde cumhurbaşkanları vatana ihanet dışında hiçbir şeyle suçlanıp yargılanamıyordu. Oysa yeni sistemde cumhurbaşkanı, yürütmeden sorumlu biri olarak yaptığı her şeyden hesap verebilecek.”

Rejim değil hükümet etme şekli değişiyor

Anayasa değişiklikleri hakkında bilgi vermeye devam eden Mustafa Şentop, yapılan değişikliklerin rejimle değil hükümet etme sistemiyle ilgili olduğunu “Değişikliklerde rejimle ilgili bir madde yok. Değişen, hükümet sistemidir. Bilindiği gibi dünyada iki hükümet sistemi var: 1.Parlamenter sistem, 2. Başkanlık sistemi. Türkiye, parlamenter sistemden kaynaklanan sorunlar yüzünden çok zaman kaybetti. Yürütmenin tek elde toplandığı ve hem yargıya hem de parlamentoya, dolayısıyla millete karşı sorumlu olunan başkanlık sistemi, bizim bünyemize daha uygundur. Bu sistemle yürütme tek elde toplanacak, hızlı ve etkili karar alınacak, vesayetten uzak olunacak. Çünkü cumhurbaşkanının tek muhatabı millet olacak ve milletimiz de şaşmaz sağduyusuyla seçimlerde hesap soracaktır.” cümleleriyle açıklayarak sohbetine son verdi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir