Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Sevil Nuriyeva
1245 defa okundu
31 Aralık 2017 Pazar - 13:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Sevil Nuriyeva

Beş yıldır Türkiye'de yaşayan Star gazetesi yazarı Sevil Nuriyeva, geçtiğimiz günlerde Vakfımızda ''Güçlü Türkiye’nin Türk Topluluklarına Etkisi'' başlıklı bir konferans verdi.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Tarih yapıcı devlet olan Osmanlının mirasçısı Türkiye, bugün yine tarihi olayların tam ortasında ve bu olaylara yön vermeye çalışan bir sorumlu devlet gibi davranıyor. Tarih ona bu sorumluluğu veriyor. Bugün Suriye’de olan Türkiye, dün de Azerbaycan’daydı.

1. Dünya Savaşında Enver Paşa’nın üvey kardeşi Nuri Paşa komutasındaki ordu, Gence bölgesini Ermeni, Rus ve İngilizlerden temizler. 15 Eylül 1918’de Bakü’ye girerken de binlerce şehit verir.

Tarihe dikkat etmende yarar var aziz okur: 1918! Yani hasta adam Osmanlının etlerinin lime lime doğrandığı, kalbine en oluklu hançerlerin saplandığı, her karış toprağının yedi düvel tarafından kuşatıldığı tarihtir bu. Şunun şurasında Payitahtın işgaline bile sayılı günler kalmıştır ama Osmanlı sadece kendini düşünmez, kardeşlerine de yardım elini uzatır o haldeyken bile. O şefkat elini uzatır ve Azerbaycan’ı yok olmaktan kurtarır. İşte Azerbaycan’ı yok olmaktan kurtaran bu  destek, hafızalar yanında “Laleler” şiirinde de yer alır.

Azeriler gelinciğe lale der

Osmanlı ordusu Gence’ye girerken, binlerce askerin başlarındaki fes ve fesin ucundaki laleye benzetilen püsküllerle ortaya çıkan manzara, gelincik (Azeri dilinde lale) tarlasına benzetilir. Halk ozanı olan Telman Haciyev, bu şahane görünümü çeşitli metaforlarla şiirleştirir ve ortaya “Laleler” türküsü çıkar. Daha sonra bu şiir bestelenir ama şiirin sakladığı hüznü herkes bilmez. Bu şiirin yanında, zulmün ve şiddetin had safhaya ulaştığı bir dönemde yardıma gelen Türk askerlerine yönelik şiir ve ağıtlar, Azerbaycan kültüründe çok önemli bir yer tutar.

Sevil Nuriyeva anlattı bu türkünün hüzünlü hikâyesini bizlere. Nuriyeva, 10 Mart Cuma gecesi Birlik Vakfı Bursa Şubesi’ne konuk oldu ve Cuma Meclisi’nde “Güçlü Türkiye’nin Türk Topluluklarına Etkisi” başlıklı bir konferans verdi. Geçmişe dair anlattıklarında derin bir hüzün, geleceğe dair anlattıklarında bahar çiçekleri güzelliğinde ümitler vardı.

“Türkiye’de olmaktan mutluyum. Çocukluğumuzda okuduğumuz kitaplarda Türkiye ve Osmanlı hakkında bilgi yoktu. Büyüklerimiz anlatırdı bize bu ülkeleri ve biz de hayranlıkla dinlerdik.” diye başladı sözlerine Sevil Nuriyeva. Hem sözlerinde hem gözlerinde bir sevdanın ışığı görünüyordu o an.

Türkiye, çok önemli bir ülke

Sevil Nuriyeva, beş yıldan beri Türkiye’de yaşıyor ve Star gazetesinde yazıyor. Onu dinlerken içimizdeki düşmanların nasıl da kandırıldıklarını düşünmeden edemiyor insan ve bu düşünce insanın içini kanatıyor.

“Türkiye çok önemli bir ülke. Türkiye’nin bugününü hazırlayan mefkûre sahibi insanlara teşekkür ediyorum, rahmet diliyorum. Ben Azerbaycan’dayken uzaktan Türkiye’ye bakar ve ‘Orada yaşayan herkes Türkiye’nin öneminin farkında. Ne mutlu onlara.’ der, onlara gıpta ederdim. Türkiye’ye gelip de bunun böyle olmadığını gördüğümde çok şaşırmıştım. Onlara bakıp da Akşemsettin gibi, Somuncu Baba gibi, Necip Fazıl Kısakürek gibi mefkûre sahiplerinin ve onların izinden gidenlerin değerini bir kez daha anlıyorum.” sözleriyle başladı konuşmasına Sevil Nuriyeva.

Dinle, sadece dinle kızım 

Azerbaycan bağımsızlığına kavuşmadan önce Türkiye’den haber almak için nelere katlandıklarını ve bu katlanma esnasında nasıl bir bilince kavuştuğunu ise şu sözlerle anlattı: “Rahmetli babam mühendisti. Babam, Türk radyolarını dinlemek isterdi. Bunu yapmak çok zordu çünkü hem baskı vardı hem de sınıra bir engelleyici cihaz koymuşlardı. Buna rağmen babam bir çaresini bulur, radyoyu dinlerdi. O anlarda beni de çağırır ve ‘Dinle kızım, sadece dinle. Konuşulanları değil, konuşmaları dinle. Kelimelerin farkına var.’ derdi. Ben de dinlerdim ve ortak kelimelerin çokluğunu işitir, deliler gibi sevinir, babama ‘Aynı dili konuşuyoruz!’ derdim. Heyecanımı gören babam da ‘Evet kızım, aynı dili konuşuyoruz.’ derdi sevincimi paylaşarak. Türkiye sevdasını ve bu coğrafyanın önemini o şekilde öğrendim.”

Gence şehrindenim ben

Sevil Nuriyeva, yaşadığı şehrin hüzünlü geçmişini de paylaştı dinleyenlerle. Bu anı ve bu anıdaki hüzün herkesi derinden etkiledi: “Ben Azerbaycan’ın Gence şehrindenim. Gence, Müslümanların en yoğun yaşadığı şehirlerdendir. Aynı zamanda bir Osmanlı şehridir Gence. Azerbaycan, Osmanlı’ya şiirler yazılan ülkedir. ‘Laleler’ şiiri mesela, Osmanlıya yazılmıştır. Çünkü Azerbaycan Osmanlı sayesinde yok olmaktan kurtulmuştur. Kendisi işgal altındayken Azerbaycan’a asker gönderip önce Gence’yi, sonra da Bakü’yü kurtarmıştır Osmanlı askeri. Rahmetli Nuri paşa komutasındaki Osmanlı askerleri on iki bin şehit vermiş ama Bakü’yü de, Gence’yi de kurtarmıştır. Telman Haciyev, Azerbaycanlıların bu minnetini ifade için ‘Laleler’ şiirini yazmıştır. Bu şiirde aslında benzetmeler yoluyla Osmanlı askerinin Azerbaycan hikâyesinden kısa bir sahne anlatılmaktadır. Şiirde lale denen şey, Osmanlının fesidir. Lale derken gelinciği kastederiz biz ve biliyorsunuz, gelinciğin yaprakları kırmızı, tohum kısmı siyahtır; tıpkı Osmanlı’nın fesi gibi. İşte Osmanlı’nın bu yardım eli sonucudur ki Azerbaycan kısa süre sonra bağımsızlığını ilan eder. Sonra tekrar esarete düşer ama bugün yine bağımsızdır ve bu bağımsızlık dün Osmanlı’nın yaptığı fedakârlık sayesindedir.”

“Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?”

Tarih boyunca sadece Rusların değil Anglo Saksonların da Osmanlıya/Türkiye’ye düşman olduklarını söyleyen Sevil Nuriyeva, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?” düşüncesi kadar yersiz bir düşünce olmadığını şu sözlerle anlattı: “Yarın bu coğrafyanın huzurlu olması için Türkiye’nin bugün Suriye’de olması lazım. Yarın her şey olup bittiğinde Türkiye yine bu coğrafyada olacak ve o ülkelerle yüz yüze bakacak. O zaman yüzünün kızarmaması için, bölgenin huzurlu olması için Türkiye bugün Suriye’de olmak zorundadır. Osmanlı dün Azerbaycan’da olmasaydı, bugün Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinden bahsedemezdik. Tam da bu yüzden Türkiye bugün Suriye’de olmalı.”

Dünya yeniden şekilleniyor

Rusya’nın Azerbaycan üzerindeki hesaplarının bitmediğini; şu an Türkiye’nin Suriye gibi çok önemli bir konuyla uğraşmasını fırsat bilip Rusya’nın Dağlık Karabağ üzerinden bir hamle yapmasının beklendiğini söyleyen Sevil Nuriyeva, dünya devletlerinin bölgeye ve Türkiye’ye bakışlarını şöyle anlattı: “Şu anda dünya devletleri önümüzdeki yüz yılı biçimlendiriyor. AB de, Rusya da, ABD de kendi hesaplarının gerçekleşmesi için zayıf bir Türkiye istiyorlar. Türkiye zayıf kalsın diye 15 Temmuz alçak girişiminde bulundular. Türkiye şimdiye kadar bütün oyunları bozdu. Avrupa’nın durumu iyiye gitmiyor. İngiltere bu kötü gidişi gördüğü için AB’den çıktı. AB ise ayakta kalmak için Türkiye’nin hinterlandına göz dikti. Bu yüzden acımasızca Türkiye’ye saldırıyorlar ve saldırmaya da devam edecekler. Türkiye’nin yaptığı akıllıca hamleler onların oyunlarını bozuyor ve Türkiye gittikçe güçleniyor. Şu anda Arap ülkelerinden olsun, Türkî devletlerden olsun bazı ülkeler Türkiye’nin liderliğini görüp kabullenmiş durumda. Bunun gereği olarak da yeni bir pozisyon alıyorlar. Kaderiniz size bu coğrafyanın liderliğini veriyor ve siz de bunun gereğini yerine getirmek zorundasınız. Unutmayın, ben de sizlerden biriyim ve elbirliğiyle çalışıp önümüzdeki yüz yılı şekillendiren ülke olacağız."

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir