Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Ali Recep Nazlı
2350 defa okundu
11 Aralık 2016 Pazar - 20:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Ali Recep Nazlı

Yaşadığımız dünya, her şeyin bozulduğu bir dünya. Önce insanlar bozuldu, sonra çağ ve sonra bozulan insanların elinin değdiği her şey... Oysa inancımız bize, her şeye saygı duymayı, her şeyle barışık yaşamayı öğütlüyor. Bir şey neyse, o olarak kalmalı, diyor. Bunu derken de, her şeyin şahane bir dengenin tamamlayıcısı olduğunu ima ediyor. Hem evrenin hem de insanın dengesi korunmalı. Bu denge yitti mi insan yiter, evren yiter. Bunun için de hiçbir şeyin aslı bozulmamalı, her şey sahici kalmalı. Çünkü doğada bozulan bir şey, kendisiyle ilişkili olan her şeyi de zamanla bozma riski taşır.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Bilindiği üzre, kalbin temiz olması için bedenin temiz olması gerekir. Bedenin temiz olması da, yediğimiz gıdalarla ilgili. Bu gıdalar hem helal ve hem de temiz olmalı. Fıtrata uygun olmalı.

Günümüzde fıtrata aykırı şeyler çoğalıyor. Kime güveneceğimizi şaşırır olduk. Bu konuda bereket ki devlet adım atıyor da, hem müteşebbis müminlere iş çıkıyor hem de bu sayede nispeten güvenilebilir ürünler yetiştiriliyor.

Pekala, bu nasıl oluyor?

Bunun yanıtını bize, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Ali Recep Nazlı verdi. Ali Recep Nazlı, gıdasına dikkat eden bizler için ne gibi iş imkanları olduğu ve devletin buna katkısına değindi.

Kendi gıdamıza sahip çıkalım

Ali Recep Nazlı, tüm gelişmiş devletlerin orijinal tohumları gözü gibi koruyarak depoladığı bir dünyada yaşadığımızın farkında biri olarak başında bulunduğu Kurum ve devletin bu konudaki çalışmalarını şu sözlerle aktardı: “Türkiye’nin geleceği için gıda, tarım ve hayvancılık konusunun önemi malumdur.  Bu öneme binaen de son yıllarda önemli çalışmalar yapılıyor. Amaç, gıdamıza sahip çıkmak.”

Basit kişilerin işi bilinirdi tarım

Ali Recep Nazlı, tarımın ve tarımla uğraşanların geçmişteki algısıyla günümüzdeki algısı hakkında kısa bir bilgi de verdi. Bunları karşılaştırmalı olarak veren konuşmacının konuyla ilgili sözleri şöyle: “Geçmişte tarım, bir işe giremeyenlerin yaptığı basit bir işti.  Günümüz dünyasında ise bu sektör, önemli ve belirleyici bir sektör. Batı ile Türkiye’yi karşılaştırdığımızda,  çarpıcı sonuçlar ortaya çıkıyor bu konuda. Metropollerle anılan Batı, aslında kırsal hayatın hüküm sürdüğü bir dünya. Orada hayatın %91’lik önemli bir bölümü kırsallarda yaşanıyor. Türkiye’de ise bu oran %27.7. Yani Batı insanı, kırsal hayatla iç içe.”

Nasıl kalkınabiliriz?

Kalkınma dediğimiz şeyin geçmişte Osmanlı tarafından bir medeniyet çerçevesinde mükemmelen gerçekleştiğini söyleyen Ali Recep Nazlı, bunu tekrar başarmamız gerektiğini şöyle anlattı: “ Türkiye, Osmanlının mirasçısı olması hasebiyle sadece kendinden ibaret bir ülke değildir. Ona bakıp ondan bir şeyler bekleyen ve buna karşılık o doğrulmasın diye didinen başka ülkeler de var. Bunların hepsinin farkında olan Türkiye, kalkınmasını tamamlamak zorundadır. Bu kalkınmayı eş zamanlı olarak üç alanda yapmak zorundadır: Ekonomik kalkınma, bir. Sosyal kalkınma, iki ve elbette bunların yapılabileceği bir demokratik kalkınma… Bunların üçü de birbirine bağlı ve birbirini tamamlayan şeyler aslında. Türkiye, bu üçünü de başarmak istiyor ve başarabilirse eğer, yeniden iddialı bir medeniyet olacaktır.”

Girişimcilere ihtiyaç var

Ali Recep Nazlı, her şeyin girişimcilere bağlı olduğunu ve onların aslında kalkınmanın lokomotifi olduğunu söyleyerek artık sosyal vasfını kazanan devletin onları destekleyeceğini de şu sözlerle anlattı: Türkiye’de kalkınmayı planlayan ve kalkınma hamlelerini destekleyen birçok kurum var. Bu kurumlar arasında koordinasyon eksikliğinin olduğunu not düştükten sonra, bu kurumların gerçekten de çok önemli işlevlere sahip olduğunu da belirtmeliyim. Bu kurumların proje sunan girişimcilere çok ciddi oranlarda hibe desteği var. Bu hibeler ve destekler milyon Avro’yu bulan rakamlarla ifade edilebilir. Ülkemizin kalkınmasını isteyen girişimcilerin bu konuda daha gayretli olmaları gerektiğini ve gerçekleşebilir projelerle geldiklerinde kendilerine her türlü desteğin yapılacağını belirtmek isterim.”

Sohbetini çeşitli grafiklerle süsleyen Ali Recep Nazlı’ya, sohbetinin sonunda Vakfın plaketi takdim edildi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir