Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Mesut Özcan
1384 defa okundu
02 Nisan 2017 Pazar - 17:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Mesut Özcan

Ortadoğu, tarihin her döneminde yatışmayan yapısıyla dikkat çeken bir bölge. Dünyanın dengesini değiştiren birçok tarihi olayda, Ortadoğu’daki medeniyetlerin bir şekilde dahli olduğunu görürüz öteden beri. Ortadoğu, dinlerin ve medeniyetlerin beşiği olması sıfatıyla, dünyanın kalbi olarak anılsa yeridir. Dolayısıyla da yeryüzündeki her önemli olay, bir şekilde etkilemektedir bu bölgeyi.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Halihazırda dünyamız yine bir sarsıntı içinde. Bu sarsıntının merkezi de yine ve öncelikle Ortadoğu. Ortadoğu’ya hakim olma çabası, dünyadaki tüm dengeleri etkiler hale geldi. Denebilir ki, temsilcileri aracılığıyla Ortadoğu’da görünür olan bir kıtalar arası savaş yaşanıyor şu anda.

Arap Baharı nedir?

Her şey aslında ‘Arap Baharı’ adı verilen bir hareketle başladı. Bir seyyar satıcının kendisini yakmasıyla başlayan bir eylem, birçok olayın tetikleyicisi oldu. Ülkeler karıştı, rejimler değişti, yıkılmaz sanılan sistemler çöktü ve liderleri herkese ibret olacak bir şekilde ölümle tanıştı.

Neydi bu Arap Baharı? Nasıl başladı gerçekte? Birçoğunun iddia ettiği gibi, planlaması çok önceden yapılmış organize bir hareket miydi yoksa kendiliğinden gelişen bir kıyam hareketi miydi?

Bu sorulara, olaylarla ilgili herkesin bir cevabı var. Bu sorulara cevabı olanlardan biri de, Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Başkanı Doç. Dr. Mesut Özcan.

 “Ortadoğu’daki Son Gelişmeler Işığında Türk Dış Politikası”, gündem konusuydu. Doç. Dr. Mesut Özcan, Ortadoğu’daki olayları, planlaması yıllar önce yapılmış bir senaryonun uygulanması olarak görenlerden değil. Analizleri daha farklı ve gerekçeleri de ciddi gerekçeler.

“Şu an Ortadoğu’da ve Kırım, Ukrayna, diğer Türki Cumhuriyetleri de kapsayan kuzey bölgemizde parlak bir tablo yok.” cümlesiyle söze başlayan Doç. Dr. Mesut Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü sonra: “Aslında dünya huzursuz. Rusya, Orta Asya, Ortadoğu, Avrupa, Çin hep sıkıntılı. Bu sıkıntıyı anlamak için beş yıl önceki bir olaya, Arap Baharı’na göz atmak gerek. Bir bahar olarak ortaya çıkan olaylar, bir bahar olarak gelişmedi; bu bahar Ortadoğu ülkelerini ve elbette ülkemizi de etkiledi. Bazı ülkeler işgal edildi, bazı ülkeler ise savaşa sürüklendi.”

Arap Baharı nasıl başladı?

Neydi bu Arap Baharı ve nasıl başladı? Doç. Dr. Mesut Özcan, bu Bahar’ın  başlamasını şu sebeplerle açıkladı: “Arap Baharı denen şey, bir kurgu değil, kendiliğinden gelişen olaylardır. Bunun altında yatan sebeplere bakıldığında, şu üç ana sebebi görürüz: 1. Siyasi sebep: Özellikle baskıcı rejimlerin olduğu Ortadoğu ülkelerinde, halk siyasi katılım istiyordu. Bu bölgelerdeki devletler ister cumhuriyet, ister krallık isterse de monarşi olsun, fark etmez, sonuçta insanların siyasi katılımına izin vermiyordu. Halk, yönetimde söz sahibi olmak istiyordu. Bu yönetimlerin altındaki halk, siyasi katılım için hareketlendi. 2. İktisadi sebep: İnsan çok boyutludur ve iktisat da onun önemli bir parçasıdır. Bu ülkelere baktığımızda, iktisadi açıdan geliştikleri söylenemez. Petrol geliri ve turizm geliriyle hayatlarını sürdürüyorlar. Ama eğitimli insanlara uygun iş alanları yok. Zaman zaman yaşanan ekonomik krizler, insanların bu huzursuzluğunu artırıyor. 3. 2008-2009 Global Ekonomik Kriz: Dünyayı sarsan ve etkileri hala süren bu krizin etkilemediği ülke yok gibiydi. Bu kriz, gelirleri petrole ve turizme bağlı olan ülkeleri daha da sarsmış, internet sayesinde dünyadaki olayları okuyup müreffeh ülkelerdeki hayatları bilen vatandaşları yoksulluk endişesi içine itmişti. O güne kadar ciddi bir ekonomik kriz yaşamadıkları için ciddi siyasi talepleri olmayan halklar, ekonomik sıkıntının yaşanmasıyla beraber siyasi katılım talebinde de bulunmaya başladı. Bu talep, özellikle sosyal medya ile yayıldı ve Arap Baharı denen hareket ortaya çıktı.”

Arap Baharı her yeri farklı etkiledi

Arap Baharı’nın farklı yerlerde farklı sonuçlar çıkardığını da söyleyen Doç. Dr. Mesut Özcan, sonuçta insanların umduklarını bulamadıklarını, Arap Baharı’ndan geriye parçalanmış devletler, göçen insanlar, yıkılan şehirler ve koskoca bir kaos kaldığını söyledi.

Tüm bu olayların ortasında yer alan Türkiye’nin bu olaylardan etkilenmemesinin mümkün olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Mesut Özcan, Türkiye’nin bazı devletlerle ilişkilerinin siyasi olarak kötüleştiğini, bazı devletlerle ticaretinin bozulduğunu, devasa boyutlarda göçmen sorunuyla karşı karşıya kaldığını ifade ederek sözlerini tamamladı.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir