Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Şamil Öcal
1285 defa okundu
06 Mayıs 2017 Cumartesi - 20:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Doç. Dr. Şamil Öcal

Osmanlının bir gönül devleti değil de bir kılıç devleti olduğu, girdiği ülkelere girişlerinin de, oralarda uzun süre kalışlarının da kılıç zoruyla olduğu iddia edilir bazılarınca. Bu iddia sahipleri, bunu kanıtlamak için olmadık yollara başvurur, zorlama kanıtlar icat ederler.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Bunların Osmanlıyı aciz ve vandal göstermek için en çok başvurdukları argüman da, Osmanlının özelde felsefeye, genelde düşünceye uzak bir devlet olduğudur. Cumhuriyet dönemi Türkiye’si de, redd-i miras ettiği Osmanlıyı savunmaktan uzak durarak bu iddialara destek olmaktan kaçınmamış; Osmanlının gerçek çehresini anlatmaya çalışan namuslu aydınlar ise susturulmuştur.

Geçmişte, yurt dışına çıkıp Osmanlı dönemini orijinal kaynaklarından inceleme fırsatı bulmuş bazı aydınların “Osmanlı bize anlatıldığı gibi değil!” cümleleri ise toplum katına inmeden kör duvarlarda yankısız kalmıştır.

Osmanlı’da düşünce geleneği var mıydı

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şamil Öçal, Osmanlı dönemi düşüncesi üzerine çalışan bir akademisyen. Çalışmalarını özellikle Osmanlı Şeyhülislamlarından Kemalpaşazade ve Kemalpaşazade’nin düşünür kimliği üzerine yoğunlaştırmış. Doç. Dr. Şamil Öçal, Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin “Osmanlı Düşüncesi ve Kemalpaşazade” başlıklı Cuma Meclisi sohbetinde Kemalpaşazade’nin düşünür kimliği üzerinden yola çıkarak, Osmanlı’da özelde felsefe, genelde düşünce hayatı olup olmadığına dair düşüncelerini paylaştı konuklarla.

Düşünce sadece medreselerde üretilmezdi

“Genellemeler zararlıdır. Genelleme yapılırken detaylar da, bazı farklılıklar da gözden kaçırılır. O yüzden biz de genellemeden kaçınıp Osmanlı düşüncesini Kemalpaşazade örneğinden yola çıkarak inceleyeceğiz bu sohbetimizde.” diye söze başladı Doç. Dr. Şamil Öçal. “Osmanlı’da eğitimin ya da düşüncenin sadece medreselerde olduğu konuşulur ki bu bir yanılgıdır. Osmanlı’da çeşitli eğitim kurumlarında düşünce üretilir. Bunun yanında, Osmanlı coğrafyası içinde çeşitli unsurlar tarafından üretilen düşünceler de Osmanlı düşüncesinin bir parçasını oluşturur. Bu anlamda Osmanlı düşüncesi, Osmanlı coğrafyasında yaşayan çeşitli inanç gruplarının da içinde bulunduğu geniş bir topluluğun ürettiği düşünce haritasını ifade eder.” diye de sürdürdü.

Osmanlı dönemi ilim adamları birçok dalda yetkindi

“Osmanlı üzerine söz söyleme hakkını kendinde bulan akademisyenlerden bazıları, Osmanlı’da felsefe olduğunu söylerken bazıları da Osmanlı düşünce geleneğinde felsefeye değil akaid-kelama yer verildiğini, dolayısıyla Osmanlı düşüncesinin felsefeden uzak olup akaid-kelam ağırlıklı olduğunu söyler. Bunları söyleyen her iki taraf da yazık ki bunları verilere ve dokümanlara bakmadan söyler. Bunu söylerken ne dönemin ders kitapları ciddi şekilde incelenmiş ve ne de bu kitapların bir envanteri çıkarılmıştır.” sözleriyle konuyu açan Doç. Dr. Şamil Öçal, günümüz bilim adamlarının tek bir alt dalda uzmanlaştığını, geçmiş bilim adamlarının ise birçok dalda yetkin kişiler olduğu gerçeğinin ihmal edildiğini söyledi. Doç. Dr. Şamil Öçal “Osmanlı ilim adamlarında tek bir alt şubeye ayrılma diye bir şey yoktu. Dönemin ilmiye sınıfı, birçok ilim alanında söz söyleyebilecek yetkinlikte kişilerden oluşuyordu. Günümüzde fıkıhçı ya da akaidçi kimliğiyle bilinen Osmanlı ilim adamlarının hemen hepsinin en az bir felsefi risalesi vardır. Birçoğunda felsefi risale sayısı birden çoktur. Şeyhülislam ve Kazasker unvanlarını taşıyan Kemalpaşazade de bunlardan biridir. Bu alimin eserleri üzerinde bir kazı çalışması yapıldığında, onun kırk-elli arasında felsefi risale kaleme aldığı görülür. Sadece bu ilim adamının verdiği eserlerden yola çıkmak bile, Osmanlı’da felsefi konularda ciddi bir düşünce damarının olduğunu anlatmaya yeter.” cümleleriyle sözlerini sürdürdü.

Gazali felsefeyi bitirdi mi

Düşünce geleneğimizde felsefenin yerinin böyle tartışılır olmasının sebeplerinden birinin de Gazali gibi muhteşem bir düşünürün felsefeye ve filozoflara yönelttiği eleştiriler olduğu bilinir. Birçok insan için yargı kesindir: Gazali, felsefeyi bitirdi! Bu konuda Doç. Dr. Şamil Öçal’ın sözleri şöyle: “Gazali’nin felsefeyi bitirdiği söylenir. Bu, doğru bilinen bir yanlıştır. İşin aslı şudur ki Gazali felsefenin tümüne ve filozofların hepsine karşı değildir. Gazali, felsefenin bir ekolüne ve o ekolü savunanlara karşı çıkmıştır. Bu ekol dışında kalan filozofların çoğunun düşüncelerini onaylamıştır. Dolayısıyla Gazali ile felsefe falan da bitmemiştir. Hatta ben Gazali’yi gizli bir filozof olarak görürüm.” 

Şerh geleneğinin sonuçları nelerdir

Osmanlı’da düşünce geleneği söz konusu olduğunda, şerhlerin de mutlaka konuya dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Şamil Öçal’ın şerhlere bakışı pek iç açıcı değildi. Doç. Dr. Şamil Öçal, Osmanlı düşünce geleneği içinde şerhlerin yerine dair şu sözlerle sohbetini bitirdi: “Osmanlı’da bir de şerh geleneği vardır. Şerh, bir konuda otorite kabul edilen bir ilim adamının metninin yorumlanmasıdır, denebilir. Dolayısıyla şerhler de birer düşünce eseridir. Onları, Osmanlı düşünce geleneğinden ayrı düşünmemek gerekir. Düşünce geleneğimizde şerhler epey bir külliyat oluşturur. Ama şerhlerin bir de ciddi zararı vardır ki o zarar da, yabana atılmayacak bir zarardır. Bir başka metnin yorumu olması dolayısıyla şerhler, özgün düşünceye ket vurmuştur.”

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir