Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Dr. Gürsel Dönmez
2320 defa okundu
06 Kasım 2016 Pazar - 20:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Dr. Gürsel Dönmez

COĞRAFYAMIZ KADERİMİZDİR Bulundukları coğrafya ülkelerin de, insanların da kaderini belirler. Hele bu ülkeler bir de dinlerin neşet ettiği, tarihe yön veren medeniyetlerin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyorsa, bu durum daha da geçerlidir.

 

 

Bu durum, ülkeleri hem önemli kılar hem de zorluklarla baş başa bırakır.

Türkiye, işte böyle bir coğrafyada bulunuyor. Hem ülkeler için birçok hayati şeyin bulunduğu hem de her stratejik yolların kesiştiği bir coğrafya onun coğrafyası.

Dinler, onun bulunduğu coğrafyadaki elçilere inmiş; birçok önemli medeniyet onun bulunduğu coğrafyada tarihe iz bırakmış.

İşte bu sebeplerden Türkiye,  zor bir coğrafyanın ülkesidir. İşte tam da bu yüzden Türkiye, hem üzerinde bin bir hesabın yapıldığı bir ülkedir ve yine tam da bu yüzden kendisinden bin bir umut beklenen bir ülkedir.

Kaderi, onu sıradanlaşmakta uzak tutmaktadır. Bu kader, onun sakin yaşamasına engeldir. Bu kader, onu güçlü olmaya mecbur kılmaktadır.

Yeni bir savaş yaşanıyor

Bir yanımızı gündelik hayatın dağdağası kuşattığı için pek fark etmiyoruz ama dünya yeni bir savaş yaşıyor. Bu savaş, eskiden olduğu gibi topla-tüfekle yapılmıyor. Daha rafine yöntemler kullanılıyor bu savaşta. Hatta sınırlarla oynamaya bile gerek kalmadan yapılıyor.

Ne mi yapılıyor? Bir ülkeyi çökertmek için petrol fiyatları ucuzlatılıyor mesela. Başka bir ülkeyi çökertmek için de o ülkenin en güçlü sektörüyle ilgili kafalar karıştırılıyor ve o sektör çökertilerek bir ülkenin bileği bükülmek isteniyor. Ya da dost görünen düşmanlar üretilerek bir ülkenin kaderine bir gecede inanılmaz algılarla el konulmak isteniyor.

Kim ne derse desin, bunun adı savaştır. Ve dünya o savaşı kıyasıya yaşıyor şimdi.

Kartlar yeniden karılıyor bu dünyada ve sınırlar yeniden çiziliyor. Bu savaşın kalbi, bizim de içinde yaşadığımız coğrafya.

Yeni bir düzen kurulduğu söyleniyor birçok kişi tarafından.

Bu Yeni Dünya Düzeni nasıl bir şeydir? Ülkemiz için ne anlam ifade etmektedir?  Bunlar, hep merak edilen konular.

Dünya çok büyük değil artık

Dr. Gürsel Dönmez, kavramlar dünyasından söz ederek başladı konuşmasına ve konuşma ilerledikçe konu kendi mecrasında akmaya başladı.

“Dünya dediğimiz zaman gözümüzde çok büyük bir şey canlanmıyor artık.” diye başladı konuşmasına Dr. Gürsel Dönmez ve şöyle sürdürdü sözlerini: “Dünya varsa eğer, bir de dünyalılar olmalı. Bu dünyalıların bazıları bu dünyada bu dünya nimetleri için yaşar, bazıları da bu dünyada misafir olduğunu bilip daha büyük idealleri gerçekleştirmek için yaşar. Dünya dediğimiz gezegende insandan önce de yaşayan varlıklar vardı. Ama dünyayı bir kavram olarak algılayan insan oldu. Bilmeliyiz ki kavram varsa kuram da olur. Kuramlar kurumları doğurur ve bunlar için ise hep kural gerekir. Kuraldan bahsedildiği anda düzenden bahsediliyor demektir zaten. Demek ki şu dünyada bir düzen insan ile başladı ve insan olduğu sürece de bu düzeni kurma, bu düzeni değiştirme çabaları da hep olacak.”

Herkes kendi düzenini kurmak ister

Dünya düzenini değiştirme çabalarının hiç eksik olmadığını söyleyen Dr. Gürsel Dönmez, günümüz dünyasını hazırlayan tarihsel perspektifin Fransız İhtilali’yle başladığına dikkat çekerek konuyla ilgili şu sözleri söyledi: “Dünya yerinde durmuyor. Ona düzen sağlayacak birileri hep ortaya çıkar. Günümüz dünya düzeninin ilk işaret fişeği, Fransız İhtilalidir. Bu İhtilal’le birlikte Batı, dünyaya düzen kurma konusunda iddia sahibi olmaya başlarken Osmanlı da dünya düzeni iddiasından vazgeçmektedir. 1. Dünya Savaşı, bizim bu iddiadan vazgeçişimizin tescili olur, Osmanlı tarih sahnesinden silinir. Gerçi daha sonra Türkiye kurulur ama Türkiye fiili olarak değilse bile zihnen işgal altındadır.”

İşgal altındayız

Dr. Gürsel Dönmez, modernizmle birlikte işgallerin farklılaştığına dikkat çekerek konuyla ilgili şunları anlattı: “Zihnimizin işgal altında olup olmadığını anlamak istiyorsak sahip olduğumuz bilgilerin kaynağına bakacağız. Ekonomi, iktisat, sosyoloji vb. konularındaki bilgilerimizin kaynağı Batı olduğu sürece, biz kendimizi ne kadar Müslüman olarak tanımlarsak tanımlayalım, zihnimiz işgal altındadır. Hem şu anda bu mecliste bulunan insanlar bu işgalin farkında oldukları için buradalar ve bu konuyu konuşuyorlar.  Bizim endişelerimiz var ve bu endişe bizi bir yerde durmaya itiyor. Bir dünya içindeyiz, bunu biliyoruz ama bu dünya bize yabancı, bunu da görüyoruz. Demek ki bizler kendi dünyamızı kurmak zorundayız. Zaman zaman bu dünyayı kurma çabalarımız da oldu aslında. 1970’li yıllar, bu zihni işgale direnenlerin seslerini duyulacak şekilde yükseltmeye başladığı yıllardır. Ama bu yükselen ses, 28 Şubat darbesiyle susturuldu bilindiği gibi.”

Kurumların iflası

Dr. Gürsel Dönmez, 17 Ağustos’ta yaşanan depremin insanların zihinlerini ciddi anlamda dönüştürdüğünü söyleyerek bu tarihin bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Dr. Gürsel Dönmez, bu depremde insanların, devletin kurumlarının iflas ettiğini net bir şekilde gördüklerini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumların iflas ettiğini bu tarihte gören millet, yeni bir sayfa açmaya karar verdi. Bu yeni sayfa da, 3 Kasım 2002 tarihinde açılır. Bu artık bir yeni dönemdir. Bu yeni dönemde kurulu düzene itiraz eden bir lider ve bir kadro vardır. Bu lider “One minute” der, “Dünya beşten büyüktür.” der, “Bu çizilen sınırlar yapaydır.” der, “Kendi savunma sanayimizi kurmalıyız.” der, “Anadolu kendi sözünü söylemelidir.” der. Bunlar hep bir düzen arayışıdır aslında. Bu coğrafyada yaşayan bizler, uzun zamandır bir iddiaya hasretiz. Önce İran İslam Devrimi heyecanlandırdı biz Müslümanları ama bir hayal kırıklığı yaşadı İslam coğrafyası orada. Şu anda Anadolu bir dünya düzeni kurma hamlesi yapıyor ama işimizin çok zor olduğunu da herkes bilmeli. Fakat Allah’ın yardım edeceğini de bilmeli ve tüm gayretimizle çalışmalıyız. ”

Soru ve cevaplarla devam eden sohbetin sonunda Dr. Gürsel Dönmez’e Vakfın plaketi takdim edildi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir