Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Efkan Âlâ
1475 defa okundu
09 Ekim 2016 Pazar - 20:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Efkan Âlâ

Efkan Âlâ’yı tüm Türkiye önce başarılı bir bürokrat, sonra da bir siyasetçi ve sorunların üzerine kararlılıkla giden bir devlet adamı olarak tanıdı.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

 

 

Dost ayrı, müttefik ayrıdır

Ala sohbete “Gençler, davet yolunda olanlarla yollarınızı hiçbir zaman ayırmayın.” cümlesiyle çarpıcı bir giriş yaptıktan sonra, çağımızın en asil Müslümanlarından biri olan Aliya İzzetbegoviç”in “Dostlarınızla müttefiklerinizi ayırın! Dostlarınız özel ve bir başkadır. Dostlarınızla aranızda çıkar ilişkisi yoktur. Müttefiklerinizle ise aranızda çıkar ilişkisi vardır. Onlarla bazen dost olursunuz, bazen düşman.”  sözünü hatırlattıktan sonra da dostların hasının mefkûre birliği içinde olunan dostlar olduğunun altını çizdi.

Mefkûre birliği içinde olamayan günümüz Müslümanlarının ciddi bir kargaşa içinde olduğunu söyleyen Ala, sözlerine şöyle devam etti: “Günümüz İslam coğrafyası huzursuz ve kargaşa içinde. Kargaşadan uzak olan yerler ise kargaşalara müdahale edip bu kargaşayı bastırabilecek güç ve imkâna sahip değil. Ne acıdır ki bundan yüz sene önce kendisi hesaba katılmadan hiçbir proje yapılamayan İslam dünyası, şu anda üzerinde her türlü projenin uygulandığı bir dünya durumunda. “

Parçalanmış bir İslam dünyasının güçsüz kalmaya mahkûm olduğunu vurgulayan Efkan Ala, birlikteliği sağlayan Müslümanların nasıl zafer kazandıklarını Afganistan örneği üzerinden şöyle açıkladı: “Afganistan’ı işgal eden zamanın süper gücü Rusya’ya karşı Afgan Müslümanları birleşti ve Rusya’yı dize getirdiler. İşte o Müslümanlar ne zaman ki birlikteliklerine son verip birbirlerine düşman oldular, ondan sonra tüm güçlerini kaybettiler.” 

Müslümanların ateisti

Coğrafyaların başka coğrafyalara toptancı bir bakış açısıyla baktığını söyleyen Efkan Ala, bu sözü daha sonra şöyle açtı: “Batının gözünde bizim topraklarımızın insanı Müslüman’dır. İnanç olarak Müslüman olmayanlar bile kültürel anlamda Müslüman’dır. Bu topraklarda, bu insanlarla büyümek bunun için yeterlidir. Onun için bir Batılının bu coğrafya insanına bakışı, bilinen bir bakıştır. Bunun böyle olduğunu bilerek davranmalıyız. Bugün güçsüzüz. Bu güçsüzlüğün sebebi, entelektüel çölleşmedir. Bu çölleşme, hayatın her alanını kurutmaktadır.”

Yönetememek

Efkan Ala, günümüz Müslümanlarının en önemli sorunlarından bir tanesinin de ‘yönetememek’ olduğunu söyledi. Ala’ya göre bizler, yönetime geldiğimizde farkımızı koyamıyor, bizden öncekiler nasıl yönettiyse biz de öyle yönetmeye devam ediyorduk. Ala, konuyla ilgili şu cümleleri söyledi: Günümüz Müslümanlarının en önemli zaaflarından biri de, yönetememek. Mesela Müslümanlar, geçmişte başkalarının yönettiği meslek odaları, STK ve diğer kurumlarda yönetime geldiklerinde kendilerine özgü bir şey yapmakta güçlük çekiyorlar. Zamanla eleştirdikleri insanlar gibi yönetmeye başlıyorlar. Bu durum bizim entelektüel kapasitemizin düşüklüğüyle doğrudan ilgili. Öncelikle yapmamız gereken şey entelektüel kapasitemizi, bir kurumu yönetecek kadar donanımlı kılmak olmalı. Arap Baharı süreci ve Mısır bu konuda bize örnek olmalı. Mısır’da İhvan işbaşına geldi ama yönetim sorunları yaşadı. Bugüne baktığımızda, sonuç ortada.” 

Siyasinin vahası

Efkan Ala, siyaset denen şeyin insanın tüm zamanını aldığını, kişiye pek zaman bırakmadığını söyleyerek siyaset dışı konulara duyduğu özlemi dile getirdi. Siyasetin seçmenlerle muhatap olmak anlamına geldiğini söyleyen Ala, bunun dışındaki ilgilerinin zamanla körelmeye başladığını dile getirerek kendisinin bir girişiminden söz etti. Bu girişim, gerçekten de heyecan verici bir girişimdi.

Efkan Ala, bu girişimi şöyle anlattı: “Biz siyasilerin siyaset dışı hareket alanı pek kalmaz. Ama yine de kendimize bir hareket alanı açmalıyız. Mesela benim hayallerimden birisi, İslam düşünce tarihinin ürünlerini İstanbul’da toplayıp yeniden düşünce dünyamıza hediye etmekti. Allah’a şükürler olsun ki ben bunu gerçekleştirebilecek imkanlara sahip oldum ve şu anda İstanbul’da Kindi’den İbn-i Haldun’a, Endülüs’ten Buhara’ya kadar İslam düşünce dünyasının eserleri Türkçeye çevriliyor. Yüz civarında kitabın çeviri işi bitmiş. Bu, çok önemli bir proje çünkü insanla sahici bir ilişki geliştirebilen tek medeniyet İslam medeniyetiydi. O mirasın varisleri olarak bizler o birikime tekrar sahip olabilmeliyiz. Biliyorsunuz ki Batı bu konuda ciddi çile çekti ve çok çabaladı. Ama sonunda onlar da bir medeniyet kurdular. Bilmeliyiz ki Osmanlı kendisini dünya düşünce mirasının üzerine kurdu. Bizler de o birikime yeniden sahip olabilmeliyiz.

Rahatsız olmalıyız

Efkan Ala, sözlerini bizleri rahatsız olmaya davet ederek bitirdi. Ala’nın daveti şöyleydi: “Şu an İslam dünyasının ve ülkemizin içinde bulunduğu hal bizi rahatsız etmeli, içimizi kanatmalı ve bizleri bir şey yapma konusunda harekete geçirmeli. Türkiye’de yeniden bir umut ışığı belirdi ama bu ışığı boğmak isteyenler de var. Bunu ancak eli insanda, kalbi Allah’ta olanlar engelleyebilir. Biz de kendimizi böyle olacak şekilde donatmalıyız.”

Keyifli sohbetin sonunda Efkan Ala’ya  Vakfın plaketi takdim edildi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir