Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Elnur İsmayılov
1203 defa okundu
08 Nisan 2017 Cumartesi - 20:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Elnur İsmayılov

Sözlerine bir sitemle başlayan Elnur İsmayılov’un “Gözlemlerime göre, Türkiye Azerbaycan’ı yeterince tanımıyor, bilmiyor. Unutmayın ki Türkiye anavatansa Azerbaycan da atavatandır.” sözleri, bu sitemin şiirsel bir dışavurumuydu. Zarif bir sitemdi.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

İsmayılov, sorunun köklü ve derin olduğunu söyledikten sonra, sorunu anlamak için tarihi iyi bilmek gerektiğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Azerbaycan, MÖ 6. yy.da tarih sahnesine çıkar. Jeopolitik öneme sahiptir ve bu önem yüzünden de durmadan işgal edilir. Azeri topraklarında Türk unsuru ise MS 4-5. yy.dan itibaren görülür. Altıncı yüz yılda bölge Müslümanlaşır. Abbasi hâkimiyeti sona erince de beylikler hüküm sürmeye başlar.”

Hep ama hep işgal edilir Azerbaycan

Elnur İsmayılov, öneminden dolayı sürekli işgallere maruz kalan Azerbaycan topraklarının 17. yy.dan itibaren hanlıkların egemenliğine girdiğini ve bu tarihten sonra Rus yayılmacılığına maruz kaldığını ise şöyle anlattı: “1801 yılından itibaren Azerbaycan, Rus işgaline uğrar. Sıcak denizlere inmek isteyen Ruslar için Azerbaycan vazgeçilmezdir. Bu işgal, 1828 Anlaşmasıyla resmilik kazanır ve Rusya Kafkas devletlerini elde eder. Azerbaycan ikiye bölünür. Kuzey Azerbaycan Rusya’nın, Güney Azerbaycan ise İran’ın olur.”

Ermenilerin sahneye çıkışı

Rusların her zaman potansiyel bir tehlike olarak gördüğü Müslüman unsurla baş etmek için bulduğu yöntemin bölgeyi Hıristiyanlaştırmak olduğunu söyleyen Elnur İsmayılov, bu iş için de Ermenilerden yararlanıldığını da şu sözlerle anlattı: “Rusya, kendi hâkimiyetindeki topraklara Ermenileri yerleştirmeye başladı. Bu iskânlarla birlikte de Azerilerin kara günleri başlar. Ermeniler özellikle Nahçivan, Erivan ve Karabağ’a yerleştirilir. Ermeniler, kısa bir süre sonra Rus desteğini arkalarına alarak Azeri nüfusa zulmetmeye başlar. Çaresiz kalan Azeriler de ata topraklarından göç etmeye başlar. Bir yandan da Ruslara karşı küçük çaplı isyanlar başlar ama bu isyanlar kanlı bastırılır.”

Sosyalizmin ayak sesleri

Elnur İsmayılov, yüz yılın başından itibaren sosyalist devrimin rüzgarına yakalanan Rusya’da, sosyalist devrim merkezlerinden birinin de Bakü olduğunu söyledi. Bu tarihlerin kritik tarihler olduğuna dikkat çeken Elnur İsmayılov, Ermenilerin Azeri katliamına başlamalarının da bu tarihler olduğuna dikkat çekti. Bu kargaşada Azerilerin zulme maruz kaldıklarını ama bir yandan da politik bilincin yeşermeye başladığına dikkat çekti Elnur İsmayılov.  Özellikle de 1910’lu yılların önemli olduğunu, bu tarihte Azeri aydınların partileşme kararı aldığını söyleyen Elnur İsmayılov, kararın öncüsünün Azerbaycan’ın en önemli isimlerinden Mehmet Emin Resulzade olduğunu sözlerine ekledi. Azerbaycan’ın en eski partisi olan Müsavat Partisi de yine bu yıllarda Mehmet Emin Resulzade öncülüğünde kurulur.

Bağımsız Azerbaycan’a doğru

1.Dünya Savaşı ve Rusya’daki sosyalist devrimin tüm dengeleri altüst ettiğini söyleyen Elnur İsmayılov, o dönemlerdeki olayları da şöyle anlattı: “Ekim Devriminden sonra Azerbaycan da bağımsız devlet olma kararı aldı. Kararın öncüleri, Müsavat Partisi ve lideri M. Emin Resulzade’dir. Ama bu karar, bir katliama kapı aralar. Rus ve Ermeni güçleri, Azeri katliamına başlar. Osmanlı hala güçlüdür ve olaylara müdahale ederek Bakü’yü geri alır. Bu destekle Azerbaycan yirmi üç ay bağımsız kalır ama bu bağımsızlık, Bolşeviklerin işgaliyle sona erer. Bu dönemde Bolşevikler, Azeri entelektüellerini bilinçli bir şekilde katleder. Amaçları, Azerileri tarih sahnesinden silmektir. Tam da bu yıllarda, 1921 yılında Dağlık Karabağ’a özerklik verir Ruslar ve Karabağ’ın çilesi de o zaman başlar. Bundan sonra bazen kalkışmalar, bazen de katliam girişimleri yaşanır bölgede. Ama Azeriler hep çile içindedir.”

Günümüzün halleri

Elnur İsmayılov, 1980’li yıllara kadar nispeten sakin geçen yıllardan sonra 1988 yılında Azerbaycan’ın tekrar bağımsızlık hareketlerine başlamasıyla gelişen olayları şu sözlerle anlatıp sohbetini bitirdi: “1950 yıllardaki zorunlu iskanlarla Dağlık Karabağ’da % 36 olan Ermeni nüfusu, aradan geçen zaman zarfında % 75’e ulaşır. 1988 yılında Azerbaycan bağımsızlık hareketine başlar ve büyük zorluklarla bağımsızlığını kazanır. Aynı yılda da Karabağ özerklik ilan eder. Özerklik denen şey aslında Ermeni Cumhuriyeti’dir. Azerbaycan üzerinde durmadan emperyal oyunlar oynayan İran ve Rusya, bu oyunlarını yine oynarlar. Her iki devlet de, coğrafyada büyük bir güç olan Türk birliğini engellemek için çalışır. Haritaya bakıldığında, Ermenistan’ın Türkiye-Azerbaycan arasında bir dikenli tel gibi örüldüğü görülür. Ermenistan, patlatılması gereken bir çıbandır. Günümüzde tarih yeniden yazılıyor ama şimdi hem Türkiye hem de Azerbaycan çok güçlü. Kardeş devletlerin buluşmaları engellenemeyecek bu sefer.” 

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir