Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Kenan Yavuz
1364 defa okundu
22 Şubat 2017 Çarşamba - 16:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Kenan Yavuz

Neredeyse yüz elli yıldır varlık sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalan Türkiye, bu sorunları aşıp çevresiyle ilgilenmeye başladığı anda çevresinin bir ateş çemberiyle kuşatıldığını gördü. Bu ateş çemberi, varlığını Türkiye’nin ayakları üzerinde doğrulmasına mı borçlu, işin içinde başka hesaplar da var mı bilinmez ama bilinen gerçek, özelde bu coğrafyanın, genelde ise dünyanın büyük bir sarsıntı geçirdiğidir.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Ülkemiz de bu sarsıntının kalbinde yer alıyor ve ister istemez etkileniyor. Bu sarsıntıya bakıldığında, sarsıntının sebebinin enerjiyi ve enerji geçiş hatlarını kontrol etmekle ilgili olduğunu görüyoruz.

Hayat enerji demektir

Bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyanın insanları, yıllarca miskinliğe alıştırılıp “Bir lokma bir hırka” sözünün yanlış yorumuyla hareketsiz ve aciz bırakıldı. Oysa Kutlu Önderimizin hayatına baktığımızda, onun hayatını ifade eden kelimelerden birisinin de “ticaret” kelimesi olduğunu biliyoruz. Bilindiği üzere hayat hareketten ibarettir ve hareket de güçlü olmanın belirtisidir. Bunun için enerjiye ihtiyaç var.

Enerji, son zamanların en önemli kelimesi… Gerçi hep önemliydi ama bu önem herkes tarafından bilinir oldu artık.

PETKİM Ceosu Kenan Yavuz, enerji konularının içinde biri olarak Türkiye’nin son dönemlerinde yaşanan ilginç olayları ve bu olayların arkasındaki sebeplerin ekonomiyle ve özellikle de enerjiyle ilgisini anlattı.

Türkiye kendi haline bırakılmadı

Sözlerine “20. yyda çok büyük türbülanslar yaşadık ve hiçbir şey anlayamadan 21. yya girdik. Şimdi geriye dönüp baktığımızda, 20. yyda en çok ihmal ettiğimiz konunun enerji olduğunu görüyoruz. Enerji ve enerji hatlarının ne kadar önemli olduğunu şimdi anlıyor, 1. Dünya Savaşı sonundaki paylaşımın enerji kaynaklarına göre yapıldığını şimdi idrak ediyoruz. 1. Dünya Savaşına girilirken dünyadaki enerji kaynaklarının yarısından çoğunun Osmanlı’da olduğunu, savaştan sonra ise Türkiye’nin enerji kaynağı olmayan bir coğrafyaya hapsedildiğini görüyoruz. Bu, Türkiye’yi zayıf bırakma hamlesiydi aynı zamanda.” diyerek başladı Kenan Yavuz.

Ayağına pranga vurulan Türkiye’nin zaman zaman bu prangalardan kurtulmak için hamleler yaptığını söyleyen Kenan Yavuz, sözlerine Türkiye’nin yakın tarihini anlatarak devam etti.

Atılımlarımız engelleniyor

“Türkiye zaman zaman atılımlar yaptı ama bunlar hem kısa sürdü hem de sürekli olamadı. Hele doksanlı yıllar, Türkiye için tam felaket yıllarıydı. Ülkemizin uzun tarihinde bu kadar karanlık bir dönem olduğunu hatırlamıyorum. Ülke bir gecede % 50 fakirleşti ve ülkenin kaynakları uzun süre yağmalandı. Milletimiz sağduyusuyla o dönemki kadroları tasfiye etmeyi bildi şükür ki.” diye sözlerine devam eden Kenan Yavuz, Türkiye’nin tek parti iktidarıyla birlikte yeni bir atılım dönemi yaşadığını söyleyerek bu atılım döneminin enerjiyle ilişkisini de şu sözlerle anlattı: “ Türkiye, enerjiye ihtiyaç duyan bir ülkedir. ‘Türkiye’nin altı enerji kaynıyor, onlar bizden gizleniyor.’ sözleri, bir şehir efsanesinden ibarettir. Kabul etmeliyiz ki petrol ve doğalgazda dışa bağımlıyız. Bu bağımlılığa karşı alacağımız önlem, enerjimizi çeşitlendirmek, enerji geçiş hatlarını kontrol edebilmek ve enerji alanında yatırım yapmaktır. Mesela Türkiye TANAP, Bakü-Ceyhan-Tiflis ve özellikle de Şah Deniz yatırımıyla bunu yapmaya çalışıyor. Enerjide önemli hamleler yapıp rolümüzü yeniden tanımlamalıyız.

Rolümüzü yeniden tanımlamalıyız

Bu rol tanımı için ülkemiz girişimlerde bulunuyor ama bizi durdurmak isteyenler de hem içte hem dışta çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Özellikle de Türkiye’yi ekonomik alanda boğmaya çalışıyorlar. Mesela şu anda dünyada beş yüze yakın nükleer enerji santralı var ama Türkiye böyle bir santral kurmasın diye inanılmaz lobi faaliyetleri yapılıyor. Oysa nükleer enerji, en çevreci enerjilerden biridir. Ülkemizin buna ihtiyacı var. Tüm engellemeleri aşıp bunu kurmamız gerekiyor ki hem enerjide bağımlılığımız azalsın hem de enerjimiz artsın. Çünkü ülkemizin enerji ihtiyacı durmadan artıyor. “

Dünya ülkeleri arasındaki yerimiz neresi

Dünyadaki ülkelerin belli liglerde olduğunu söyleyerek sözlerine devam eden Kenan Yavuz, bu ligleri ve Türkiye’nin yerini belirttikten sonra Türkiye’nin ne yapması gerektiğini anlatarak sözlerine son verdi. Buna göre dünyadaki ülkeler: 1. İleri teknoloji üretip bunu satan ülkeler, 2. Hem yüksek teknolojiye hem de enerjiye sahip olan ülkeler. ABD, buna en iyi örnektir ve bu özelliğiyle ABD dünya devi olup dünyayı yönetmektedir, 3. Hammaddesi olan ama teknolojiye sahip olmayan ülkeler. Bu ülkeler, zenginler tarafından yağmalanmaktadır. Acı çeken insanların ülkesidir bunlar, 4. İnanılmaz bir iş gücüne sahip olarak güçlenen ülkeler. Buna en iyi örnek Çin’dir. Bir sürü imkânsızlığa rağmen iş gücü potansiyeli sayesinde bir dünya gücü haline gelmiştir, 5. Yüksek teknolojisi olmayan ama bir üst lige de çıkmak isteyen ülkeler… Türkiye, bu son kategoridedir. Yüksek teknolojimiz yok, enerjide dışa bağımlıyız ama üst lige çıkmak istiyoruz. Bu olabilir mi? Evet, bu mümkün. Bunu, bizim benzerimiz olan Güney Kore başardı ve biz de bunu başarabiliriz. Ama bunun için çok çalışmalı, çok üretmeliyiz. Hem üretim kalitemizi hem de insan kalitemizi artırarak bunu yapabiliriz ama bu düşünceye topyekün sahip olmamız gerek. Bütün milletin aynı hedefe kilitlenmesi gerek. Yazık ki bizde insanlar az çalışıp çok kazanmanın peşindeler ve her şeyi devletten bekleyen bir zihniyet var. Bu zihniyet değişmeden bizim üst lige çıkmamız çok zor. Zihniyet dönüştürüp ileri teknoloji ürünleri üreten Türkiye’yi kimse durduramaz.”

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir