Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. İrfan Gündüz
1770 defa okundu
28 Şubat 2017 Salı - 09:40
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. İrfan Gündüz

“Biz köprü kuşağız. Evet, Cumhuriyet dönemi çocuğuyuz ama Osmanlı terbiyesi, Osmanlı eğitimi, Osmanlı kültürü almış insanlara yetişip onlardan feyz aldık. Bu, önemli bir şeydir ve bundan mahrum kalanlar bunun değerini bilemez. O insanlara yetişip onlardan nasiplenmek, bizi ayrıcalıklı kıldı çünkü o insanlar gerçekten ayrıcalıklı insanlardı.”

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

u sözler önemli. Önemli çünkü  bu sözler hem iki farklı zihin dünyasını imliyor hem iki farklı insan tipine vurgu yapıyor.  Osmanlı döneminin inşa ettiği insanlarla karşılaşmış olmak bile bir ayrıcalık olarak ifade ediliyor, bu dönem sonrasının inşa ettiği insan tipine ise bir mahrumiyet gözüyle bakılıyor.

Bir akademisyenin gözünden zikir meclisleri

Bu sözler, eski imam ve eski milletvekili sıfatlarını da taşıyan bir akademisyenin ağzından döküldüğü için ayrıca önemli. Kimlikte yer alan bu sıfatlar, toplumun her katmanıyla sahici bir ilişki kurabilmek, toplumu derinlemesine tanıyabilmek anlamına geldiği için önemli. Bu yüzden de üzerinde derin derin düşünülmeyi hak ediyor.

İnsan hayatını etkileyen üç halka vardır

Prof. Dr. İrfan Gündüz, insanın hayatını etkileyen üç halka olduğunu söyleyerek bu halkaların “1. İlim halkası, 2. Zikir halkası, 3. Sohbet halkası” adlarını taşıdığını ekledikten sonra bu halkalar ve bu halkaların önemine dair şunları söyledi: “Elbette en önemli halka ilim halkasıdır. İlim, insanın kendini, çevresini ve Rabbini bilmesi için gereklidir. Bir hadis-i kudside “Bir yerde ilim halkası varsa, melekler oraya kanatlarını gerer ve halka dağılıncaya kadar orada beklerler, daha sonra da bunu Allah’a müjdelerler.” der. İhya’nın ilk babı ilim babıdır. O babın ilk konusu da ‘nefs tezkiyesidir’. İlim için önce nefs tezkiyesi şarttır çünkü nefs tezkiyesi olmazsa insan kibirlenir ve bu kibir de onu isyana götürür. İlim şarttır ama ilmin insanı azdıran bir yönü de vardır. Şeytan da ilim adamına “Sen her şeyi biliyorsun” diyerek yaklaşır ve onu kibre itmek ister. O yüzden ilme niyetlenen kişi, önce nefsini terbiye etmelidir. Bu konuda İmam Şafi “Bilmediklerimi ayaklarımın altına koysam, başım arşa değer.” diyerek ilim sahibinin tevazu için nasıl düşünmesi gerektiğine kılavuzluk yapar. Tevazu ise halktan biri gibi yaşamak demektir. Günümüzde ilim adamları yazık ki “Bildiklerimi ayaklarımın altına koysam, başım arşa değer.” der bir hal içindedirler. Biz sürekli olarak Mehmet Zahid Kotku hazretlerinin sohbetindeydik ama kitap yazarı olan MZK’nın o olduğunu nice zaman sonra öğrendik. İlim adamına yakışan tevazu budur.”

Dinlemeyi bilmeden olmaz

Sadece ilim için değil ama tüm her şey için tevazunun gerekliliğine vurgu yapan Prof. Dr. İrfan Gündüz, ilmin ikinci adımının ise dinlemek olduğunu söyleyerek konuyu şu sözlerle açtı: “İlmin ikinci adımı, dikkatle dinlemektir. Size bir şey anlatıldığında dikkatle dinleyin. Çünkü size bir şey anlatan kişi, bir ömür boyu elde ettiği bilgileri kısa sürede size aktarmaktadır.  Siz onu dinlersiniz ve bu dinlediklerinizi muhakeme edip yorumladıktan sonra siz de buna bir şeyler ekleyerek başkalarına anlatırsınız. Böylelikle hem bir bilgi transferi gerçekleşir hem de bir kültür, sohbet ortamında yaşarsınız. Mevlana Mesnevi’sine “Dinle…” diye başlamıştır. Yine musiki mülakatı sadece ve sadece dinleme becerisi ölçülerek yapılır. Kısacası, dinleme çok ama çok önemlidir. Yine Mevlana, buna vurgu yaparak “İnsan kulaktan ibarettir.” der.

Zikir halkasına katılmalı

Prof. Dr. İrfan Gündüz, daha sonra ikinci halka olan zikir halkasına geçti:“Zamanımızda yaşayan ne kadar gönül dostu varsa, hepsini ziyaret ettim, hepsiyle sohbetim oldu. En çok feyz aldığım zat da, Mehmed Zahid Kotku oldu. O, gerçekten de “Görünmeyen Üniversite”ydi. Şu an Türkiye’yi yöneten kuşağın önemli isimleri, onun sohbetlerinden feyz almış kişilerdir. Katıldığı halkalarda yaptığı sohbetlerde hep bizlere yol gösterirdi. Mesela edeple ilgili sözleri çok dikkat çekicidir. “Edep, insanın başkasında değil, kendisinden utanmasıdır. Çünkü ahirette elimiz, dilimiz, gözümüz şahit olduğu her şeyi, yaptığı her şeyi anlatacaktır. Başkasının ne gördüğünü, ne diyeceğini değil de, kendi azalarımızın nasıl şahitlik yapacağını düşünmeli ve önce onlara karşı haya duymalıyız.” sözleri, onun edep anlayışını ifade etmektedir.”

İnsan, zikir ve sohbet halkasında yetişir

Prof. Dr. İrfan Gündüz, insanın yetişmesinde zikir, sohbet ve nazarın etkisiyle ilgili de şu sözleri söyledi: “Tasavvuf, insanı zikir ve sohbetle yetiştirir. Bilindiği gibi, her ilim dalının yöntemi farklıdır. Sosyal ilimler sözle, pratik/nazari ilimler ise uygulamayla insan yetiştirir. Tasavvuf da insanı sohbetle ve nazarla yetiştirir. Nazar/bakış dediğimiz şeyi küçümsememek gerek. Unutmayın ki Peygamberimizin nazarının değdiği kişilere sahabe diyoruz. Onun nazarının değmesi ve onun sohbetine katılmak gerekir sahabe olmak için. Ve sahabe kelimesi de, sohbet kelimesinden türemiştir. Hz. Peygamber, sohbet halkasında eğitirdi sahabeyi. Onlara, emir ve yasakları istenen kıvamda yaşamayı öğretirdi o sohbetlerde. İşte tasavvuf da bu kıvamı öğretmek ister insanlara ve bunu da sohbet, zikir ve nazarla yapmayı amaçlar. Peygamberlerin varisleri olan alimlerin elbette hem sözü hem de nazarı etkilidir. İşte bu meclisler, insanı hem yetiştirir hem de o manevi hazzı uyandırır.”

Bir arada bulunmalı dostlarla

Sohbetlerde anlatılanların insanı etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. İrfan Gündüz, İmam Gazali’nin insan hallerinin de bulaşıcı olduğuna vurgu yaptığını söyledikten sonra, şu sözlerle sohbetini bitirdi: “Haller bulaşıcıdır. O yüzden de insan, iyilerle bulunmaya çalışmalıdır.  Çünkü kişi sevdiğiyle bulunmak ister ve kişi sevdiğine benzemek ister. Bu nedenle de güzel meclislerde güzel insanlarla bulunmak gerekir. İnsanı en fazla etkileyen, en fazla amacına eriştiren de sohbettir. Çünkü sohbette bir arada bulunma, nazar ve aynı zamanda ilim vardır.”

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir