Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. İsmail Demir
1788 defa okundu
18 Ocak 2017 Çarşamba - 07:30
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. İsmail Demir

Türkiye uzun süre savunma sanayinde meydana gelen gelişmeleri ve bu gelişmelerle bağlantılı olan ASELSAN cinayetlerini konuştu. Bu iki hususun, Türkiye’nin yeniden bağımsızlığını fark ettiği ve yeniden mirasına sahip çıktığı bir dönemde, nerdeyse eşzamanlı olarak gerçekleşmesi manidar bulundu birçok kişi tarafından.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Dünya üzerinde gelişmiş ülkelere bakıldığında, bunların hepsinin bazı ortak noktalara sahip oldukları görülecektir. Bu ortak noktalar arasında, otomotiv sektörüne sahip olma, havacılık alanında gelişmişlik, nükleer enerjiyi kullanabilme, teknoloji ihraç edebilecek yeterliliğe sahip olmak gibi maddeler sayılabilir. Bu maddelerden biri ve belki de en önemlisi, ülkenin savunma sanayindeki yeterliliği kuşkusuz. Türkiye’nin bu alanda epey mesafe kat ettiğini biliyoruz ama kat edilen bu mesafe ne kadardır, mahiyeti nedir, pek de detaylı bilgimiz yok doğrusu.

Prof. Demir, ülkenin asli değerleriyle barışık bir ilim adamı, samimi bir mümin. “Suudi Arabistan’da görev yaparken gördüm ki orada herkes, konu dini olsun olmasın, sözlerine besmele ve hamdeleyle başlıyor. Bir zamanlar bizler de böyleydik ama sonra bu güzel gelenek bize unutturuldu. Bu güzel geleneği yeniden diriltmemiz gerek.” diyecek kadar da bizi biz yapan geleneklere bağlı.

Savunma sanayi çalışmalarının kısa tarihi

“2. Abdulhamid zamanında denizaltı yapma çalışmaları gibi savunma sanayine yönelik çalışmalarımız oldu. Sonraki zamanlarda bu çalışmalar rafa kalktı. Zaman zaman rahmetli Necmettin Erbakan gibi, rahmetli Turgut Özal gibi devlet adamları bu konuya eğildi. 1985 yılında da rahmetli Özal tarafından Savunma Sanayi Müsteşarlığı kuruldu.”  sözleriyle Müsteşarlığın geçmişine dair kısa bir bilgi verdi Prof. Demir. Sonra da günümüze kadar uzanan çalışmalar ve bu çalışmaların nasıl gerçekleştiğini anlattı.

Telsiz üretimiyle başlayan çalışmalar

Prof. Demir, Müsteşarlığın kurulmasında günümüze kadar uzanan çalışmalarla ilgili de şunları anlattı: “Yerli savunma sanayi, ilk önceleri telsiz üretimiyle başladı. Daha sonra da havacılık alanına kadar genişledi bu çalışmalar. Günümüzde TAİ adını almış olan TUSAŞ, önceleri sadece uçak montajı yapıyordu. Bu da normaldir çünkü teknoloji elde etmek için işe bir yerden başlamak gerekir. Montaj da bu işin ilk adımıdır. Ama bizde uzunca süre sadece montaj yapıldı, teknoloji elde etme konusunda bir gayret sarf edilmedi, dolayısıyla gerçek bir sanayileşme gerçekleşmedi. Arada bazı çalışmalar yapılmadı değil. Mesela Refahyol hükümeti zamanında rahmetli Erbakan, uçak motoru lisansı için çalıştı ama hükümet düşürülünce bu çalışmalar yarıda kaldı. Aradan uzun zaman geçti ve bu hükümet zamanında yeniden projeler gündeme gelmeye başladı. Şimdi tankımız var, İHA’mız var.”

Ürünlerimizin yerlilik oranı

Prof. Demir, Türkiye’nin geldiği noktanın küçümsenmemesi gerektiğini ama yine de alması gereken çok mesafe olduğunu şu sözlerle anlattı: “Günümüzde Türk savunma sanayinin birçok ürün geliştirdiğini biliyoruz. Ama şunu da görmeliyiz ki bu ürünler yine de istediğimiz ölçüde yerli değil. Mesela ATAK helikopterini İtalya ile ortak yapıyoruz. Bakıldığında, helikopterin % 58’i İtalyan katkısıdır. Şimdilik bunun bir zararı yok çünkü teknoloji elde etmek zordur. Zamanla biz de o seviyeye geleceğiz elbette ama durumu da abartmamak gerek. Altay tankı mesela, bizim pazarlayamadığımız, satamadığımız bir tank. Çünkü motor teknolojimiz yok. Tanklardaki motor ABD teknolojisi ve onlar izin vermediği sürece bizim bu tankı satmamız da mümkün değil. Keza ATAK helikopteri de İtalyan motoruna sahip, onu da satmamız mümkün değil. Ama buna alınmayalım. Çünkü teknoloji elde etmek zordur. Her şeye rağmen şu an bulunduğumuz seviye iyi bir seviye ama kısa zamandı ürünlerdeki yerlilik oranını da % 100’e çıkarmak zorundayız. Müsteşarlık olarak biz, bu alanda ciddi çalışmalar yapıyoruz fakat bu, zaman alacak bir şey. Bunu ülke olarak, mühendislik bilgisi olarak, üreticiler olarak, yan sanayiciler olarak hep birlikte yapmalıyız çünkü bu işler birikim, tecrübe ve teknolojik bilgi ile oluyor. Bizler de bu tecrübeyi, bu birikimi, bu bilgiyi kazanmak zorundayız.”

Okullar sanayiyle buluşmalı

Daha sonra da Türkiye’nin 2023 hedeflerini gerçekleştirmesi için çok ama çok çalışılması gerektiğini söyleyen Prof. Demir, savunma sanayinin gelişmesi için de özellikle savunma sanayinde çalışabilecek nitelikli kişilerin, bu sanayiyle ilgili okullarda okuması gerektiğini ama okurken de sanayicilerle buluşması gerektiğini belirterek sanayicileri ve eğitim planlayıcılarını göreve çağırdı. Prof. Demir, ülkemizde meslek liselerinin hem çok yetersiz olduğunu ve hem de kendi alanlarıyla ilgili sanayicilerle temas kurma noktalarında sıkıntılar olduğunu söyledi. Gelişmiş ülkelerin bu konuyu aştıklarını ve zaten gelişmelerinin de bu konuyu aşmalarıyla doğrudan ilgili olduğunu belirtti. Prof. Demir, günümüz Türkiye’sinin gelişmesini durdurmak için içten-dıştan birçok engel çıkarıldığını söyleyerek bunun da iddialı ülke olmanın ödediği bedellerden olduğunu söyleyerek sohbetini bitirdi.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir