Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. Metin Özdemir
1358 defa okundu
15 Nisan 2017 Cumartesi - 20:00
A1
A2
A3
A4
Cuma Meclisi  |  Prof. Dr. Metin Özdemir

İnsanoğlu, Allah’ın kendisine verdiği sınırlı bilgi ile sınırlı aklın sınırlarını zorluyor bazen. Bu da onun sınavlarından bir sınav gerçi. Hele bazı konular var ki, o konularda insanın aklı duruyor, idrakı susuyor. İnsana sadece koyu bir tevekkül düşüyor o zaman.

Habere Ait Resimlerini Görmek İçin Tıklayınız

Daha fazla ileri gidilse ne olacağı belli değil çünkü. Azgın dalgalarıyla hoyrat bir denizde boğulmak nasıl an meselesiyse, bu konularda yanıp kavrulmak da öyle an meselesi.

Bu konuların en yamanlarından biri, kader konusu şüphesiz. Kaderin ne olduğu, neyin kadere dahil edilip neyin edilmeyeceği, kaderin değişip değişmeyeceği konuları, insanın aklını yakan ama bir türlü de tatminkar yanıtlar alamayacağı konulardan.

Yıldırım Bayezit Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Özdemir de bu konuya kafa yoranlardan. Prof. Dr. Metin Özdemir, özellikle ülkemizdeki yerleşik kader anlayışını tartışıyor.

Birlik Vakfı Bursa Şubesinin geleneksel sohbetlerinden olan Cuma Meclisi’nde “Sınırlı akla sahip olan insanın, sonsuz ilme sahip Allah’ı ve onun ilmini anlaması mümkün değildir ama bu, onu anlama çabamıza engel değildir.” diyerek başladığı sözlerini “Kur’an inerken günümüz Müslümanlarının tartıştığı birçok konu o zaman tartışılmıyordu, Hazreti Peygamber tevhid inancı yaygınlaşsın diye uğraşıyordu. Günümüzdeki tartışma konuları, o zaman gündemde bile yoktu. Ne zaman ki Müslümanlar konfora erişti, o zaman bu konular üzerine kafa yormaya başladılar.” diye devam ettirdi. “

Kur’an, evrensel mesaj verir

Prof. Dr. Metin Özdemir, İslam’ın iniş zamanlarında Müslümanların bin bir zorluk yaşadığını belirttikten sonra “Şu bilinmelidir: Kur’an ayetleri Hazreti Peygamber ve ashabın o anki sorunlarına pratik çözümler bulmak için inmiyordu. Hazreti Peygamber yapması gerekeni yapıyor, mücadele ediyordu. Kur’an ise tüm insanlığa mesajlarını veriyordu.” diyerek insanların ancak çalıştıklarının karşılıklarını alacağına vurgu yapıyordu.

Hayır ve şerrin Allah’tan gelmesi ne demektir

Prof. Dr. Metin Özdemir, Müslümanların zaman geçtikçe sorgulayıcı olmaktan uzaklaşıp ataların dediklerini tekrarlama konforuna düştüklerini ifadeden sonra “Hayır ve şerrin Allah’tan gelmesi inancı, insanların bazı şeyleri yanlış anlamasına yol açmıştır. Şerri yaratan Allah, sanki kötülük yapıyormuş gibi maksadı aşan ifadeler söylenir olmuştur. İnsanın başına kötü bir şey geldiğinde insanların çoğu “Kader…” diyerek kendi iradesini yok sayar. Oysa Allah kötülüğü yapan değil, kötülük ve iyiliği yaratandır. Yaratmak, kötülük yapmak, kötüyü istemek değildir ki. İşte tam burada insanın iradesi devreye girer. İyilik veya kötülük yapmak insanın tercihidir. Allah, bu tercihi yönlendirip ona karışan değildir.” sözleriyle konuya dair düşüncelerini dile getirdi.

Mezheplerin iradeye bakışı

Kelami mezheplerin ‘kader-Allah’ın takdiri-insanın iradesi’ konusunda farklılıklar arz ettiğini söyleyen Prof. Dr. Metin Özdemir, bu konuda Mutezile’nin daha insan merkezli yaklaşırken diğer mezheplerin Allah’ın takdirini daha fazla öne çıkaran bir tavır sergilediklerini de söyledikten sonra, özellikle bizim coğrafyamızda ‘sünnetullah-kader’ ilişkisinin çok ihmal edildiğine özellikle dikkat çekti.

Meleklerin yardımını beklemek mi, gereğini yapmak mı?

Prof. Dr. Metin Özdemir, tarihi gerçeklerin mitler ve efsanelerle örülerek insanların sünnetullahın gereklerine yapmaktan uzak tutulduğunu “Hazreti Peygamber ve sahabe, hiçbir zaman meleklerin yardımına güvenip de yapılması gerekeni ihmal etmediler. Bedir savaşında mesela, Peygamber efendimiz öncelikle düşmanla ilgili her türlü istihbari bilgiyi toplamıştı. Savaşa girmezden önce düşmanın sayısı, binit sayısı gibi savaşın seyrini değiştirmesi muhtemel her türlü bilgiyi toplamış, ona göre hazırlık yapmış ve bu hazırlıklar sonucunda savaşa girmişti. Yani o, “Nasıl olsa Allah ve melekler bana yardım edecek, bir dua edişim ile onları helak edecek.” dememişti. Savaş dünyadaydı ve savaşın gereği neyse onu yapmıştı. Yani sünnetullahın gereğini yerine getirmişti.” sözleriyle anlattı.

Sünnetullah nedir?

Sünnetullah kavramının “Allah’ın dünyanın işleyişiyle ilgili koyduğu değişmez yasalar.” olarak tarif edilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Metin Özdemir, insanların bu yasaları anlayıp öğrenerek hayatlarını kolaylaştırabileceklerini söyledikten sonra “Deprem nasıl bir kaderse depreme karşı tedbir almak da kaderdir. Depreme karşı tedbir almadan depremin yıkıcı etkileriyle karşılaştıktan sonra ‘Kader’ demek, sünnetullahı anlamamaktır. Deprem nasıl bir kaderse depreme karşı tedbir almak da kaderdir.” sözleriyle konuyu açıkladı.

Dünya ve ahiret farklıdır

Ahiret hayatında kişilerin inançlı-inançsız olmalarının tek belirleyici olacağını söyleyen Prof. Dr. Metin Özdemir, dünya hayatının Allah’ın dünya için koyduğu yasalara göre sürdürüleceğini, o yüzden bu yasaları bilip buna göre yaşamak gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Metin Özdemir, “Dünya yasalarını kim keşfedip kim uygularsa onlar dünyada başarılı olur. Allah dünyadaki insanları ‘inançlı-inançsız’ diye ayırmaz. Bu ayrım ahirette yapılır. O yüzden de Müslümanlar sünnetullahı doğru anlamalı, doğru uygulamalıdır. Bu yasaları anlayıp uygulamadan ‘Allah’ın ve meleklerin düşmanları helak edeceğini beklemek’ Müslümanca bir tavır değildir.” diyerek konuyu açıkladı.

Sünnetullahı nerede bulacağız   

Sünnetullahın gizli saklı bir şey olmadığını, Kur’an’ı anlayarak okuyanların bunu görebileceklerini söyleyen Prof. Dr. Metin Özdemir, şu sözlerle sohbetini bitirdi: “Sünnetullah, Kur’an’da var. Bunun dışında tabiattaki olayları gözlemleyip Allah’ın dünyaya dair koyduğu yasaları anlayabiliriz. Bu yasalar, değişmezdir. Bu yasaları anlayıp uygulayan –inançlı veya inançsız fark etmez- toplumlar, dünyada başarılı olur. Başarılı olmak istiyorsak bizim de sünnetullahı anlayıp gereğini yapmamız gerekir.

Etiketler :

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir