Çekirge Mah. 1. Murat Cad. No: 13, 16265 Osmangazi/Bursa
bilgi@bursabirlikvakfi.org
-
Doç. Dr. Kemal Ataman Günümüzde Din ve Siyaset İlişkilerini Anlattı
2089 defa okundu
22 Mayıs 2015 Cuma - 20:00
A1
A2
A3
A4
Doç. Dr. Kemal Ataman Günümüzde Din ve Siyaset İlişkilerini Anlattı

Doç. Dr. Kemal Ataman Günümüzde Din ve Siyaset İlişkilerini Anlattı

DİN AHLAKLI DURUŞ İSTER

Din ve siyaset ilişkisi eskiden beri gündemde olan, eskiden beri tartışılan; her ne kadar sınırları çizilmeye çalışılsa da, her ikisinin de merkezinde ‘insan’ olduğu için ister istemez bu sınırları aşıp iç içe geçen bir alan. Hele hele günümüz postmodern dünyasında durum daha da karışık bir hal almış durumda. Çünkü kavramlar birbirine karışmış, değer yargıları çok rafine yöntemlerle değiştirilmiş, insanlar bilgi taarruzu yüzünden ‘enformatik cehalet’ içinde yüzmekteler.

Bu kafa karışıklığı sadece avam için değil, entelektüel tabaka için de geçerli. Geçerli olması, kafa karışıklığının ve kavram kargaşasının hala sürmesinden belli zaten.

Bu netameli konu, yani din ve siyaset konusu, Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin gündem konusuydu. UÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Ataman, Cuma Meclisi’nde “Günümüzde Din ve Siyaset İlişkisi” başlığıyla verdiği konferansında konuyu masaya yatırdı, konu hakkında düşüncelerini zihinleri kışkırtacak bir biçimde aktardı dinleyenlere.

Sohbetine Batı’nın kendisine referans aldığı bir düşünürün, Aristo’nun “İnsan, siyasi bir hayvandır.” cümlesiyle başlayan Doç. Dr. Kemal Ataman, Doğu’nun insana bakışını da İbni Haldun’un “ İnsan, içtimai bir varlıktır.” cümlesiyle çerçevelendirdi. Daha sonra da insanın bir şekilde kurallar bütünü içinde yaşaması gerektiğine değinen Doç. Dr. Kemal Ataman,  asıl yakıcı sorunun bu kuralların referansının ne olacağı sorusunda gizli olduğunu söyledikten sonra, günümüzü belirleyen bazı kavramlar üzerinden sorunu açıklamaya girişti.

Din ile sekülarizm birlikte olur mu

Doç. Dr. Kemal Ataman, günümüzde birçok insanın birçok kavramı cümlelerinde rahatça kullandığını ama bu kavramların gerçekte neye tekabul ettiğini bilmediklerini söyleyerek konuyu sekülarizm-din ilişkisine getirdikten sonra şunları söyledi: “Günümüzde sekülarizm, modernizm, din, siyaset, hümanizm kavramları çok sık kullanılır ama bu kavramları kullananların çoğu, bu kavramların neye tekabul ettiğini bilmez. Mesela bunlar, din ile sekülarizmin bir arada olabileceğini çok rahat bir şekilde ifade edebilirler. Bu, Cemil Meriç’in de dediği gibi, düşüncenin –izme dönüşmesinden kaynaklanan bir haldir de aynı zamanda. Oysa kavramların anlamlarına tam anlamıyla hakim olanlar, din ile sekülarizmin bir araya gelemeyeceğini bilirler.”

Dindarlaşan dünya

Doç. Dr. Kemal Ataman, 1989 yılına gelininceye kadar insanların dinden uzak durur bir tavır sergilediklerini söyledikten sonra, demirperdeyi simgeleyen duvarın yıkılmasıyla birlikte tüm dünyada dine karşı ciddi bir yönelme olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kemal Ataman, 89 sonrasındaki bu dindarlaşmanın bizim bildiğimiz anlamda bir dindarlaşma olmasa da, simgeleri değişmiş olsa da, sonuç olarak dindarlaşma olduğunu ülkemizden bir örnekle şöyle açıkladı: “Günümüzde dindarlar gerçekten de çoğaldı. Birçok insan, başı örtülü bir bayanın rengarenk eşarp takmasını, onun modernleşmesiyle açıklıyor. Yine bir bayanın haşema vb ile denize girmesi de onun modernleşmesiyle açıklanıyor. Burada esas ıskalanıyor. Örneklediğimiz bu kişiler için belirleyici olan dindir. Onlar bir şekilde yaptıkları işin referansını dinden aldıkları için dindardırlar.”

Hümanizm iyi bir şey mi

Günümüzün kafası karışık insanlarının hümanizme farklı anlamlar yükleyerek dindar insanları hümanist kılmaya çalıştıklarını söyleyen Doç. Dr. Kemal Ataman, konuyu Mevlana üzerinden şöyle açıkladı: “Günümüzde insanlar, Mevlana’yı hümanist biri olarak adlandırırlar ve fena halde hata ederler. Çünkü hümanizm denen şey, insanı merkeze alır; Allah’ı, dini değil… Oysa dindar insan için merkez, insan değil, onu yaratan Allah’tır. Olaya böyle baktığımızda Yunus’u da, Mevlana’yı da hümanist olarak nitelemek mümkün değildir.”

Kapitalizmden neden vazgeçilmez

Günümüz dünyasını biçimlendiren kavramları sorgulamaya devam eden Doç. Dr. Kemal Ataman, kapitalizmle ilgili olarak da şunları söyledi: “Birçok insan kapitalizmin dünyada gelinebilecek en son nokta olduğunu iddia eder. Oysa bu sistem zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sistemdir. Ülkemize bakalım… Son on yılda zenginler mal varlıklarını tam sekiz kat artırmışlar, daha da zengin olmuşlar. Oysa yoksulların geliri bu kadar artmadı. Yoksulu ezen, adaletsizliği görünür kılan bu sistem neden kutsanır, anlamış değilim doğrusu.”

Siyaset, din, demokrasi…

Doç. Dr. Kemal Ataman, postmodern dünyanın demokrasiyi yücelttiğini söyledi bu konuda önce. Sonra da, demokrasinin peşinden kaçınılmaz olarak laikliğin geleceğini ekledi. Ve sonra da günümüz siyaseti ile dinin ister istemez birbirine düşman olacağını ekledi. Konuyla ilgili olarak şunları söyledi Doç. Dr. Kemal Ataman: “Günümüzde siyaset, tabir caizse “Babanın oğluna gol atması.” anlamına gelir. Yani, izlediğin siyaset neyi gerektiriyorsa onu yapacaksın.  Bu ise çıkarcılıktır ve çıkarcılığın sana yaptıracağı şeylerin sınırı yoktur. Oysa din, net ve ahlaklı duruş ister. Erdemli olmayı, şeffaf olmayı ister. Ve daha temel bir şey de vardır: Demokrasi, yöneticilerin seçimle gelip seçimle gittiği bir sistemdir. Halkın seçtikleri, bir dönem için toplumu yönetme hakkını elde eder. Oysa İslam hukuku, demokratik anlamda seçim sistemi öngörmez. İmam seçilir ve imamın görevinin sona ermesi seçimle değil başka kriterlerle gerçekleşir. Bunun gibi, demokrasilerde dindar da, dinsiz de, Luti de eşittir. Ama İslam hukuku nazarında bunların statüleri farklıdır. Hal böyleyken demokrasi ile dinin ne kadar uyuşacağı konusu üzerine ciddi olarak kafa yormak gerek. Kendimizi kandırmadan din ile demokrasinin uyuşup uyuşmayacağı sorusuna cevap aradığımızda, ikisinin uyuşmasının zor olduğunu söyleriz. Son olarak, en azından bu konularda insanların kafalarının karışık olduğunu söylemek isterim.”

Soru cevap faslıyla devam eden sohbetin sonunda Doç. Dr. Kemal Ataman’a vakfın plaketi sunuldu.

Etiketler : birlik, vakfi, cuma, meclisi, kemal, ataman,

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

hemen-paylas sayfayı-yazdir